12 yıl önce öldürülen iki kuzenin davası başladı

Balıkesir’in Savaştepe ilçesine bağlı kırsal Karacalar Mahallesi’nde 12 yıl önce iki kuzenin öldürülmesiyle ilgili dava görülmeye başlandı. 

12 yıl önce öldürülen iki kuzenin davası başladı

Balıkesir’in Savaştepe ilçesine bağlı kırsal Karacalar Mahallesi’nde 12 yıl önce iki kuzenin öldürülmesiyle ilgili dava görülmeye başlandı. 

Hüdayi Demirhan
Hüdayi Demirhan
07 Aralık 2018 Cuma 09:07
12 yıl önce öldürülen iki kuzenin davası başladı

21 Mart 2006 tarihinde okula gitmek için evlerinden çıkan Büşra Karabacak ile Tuğçe Yıldırım kuzenlerin katil zanlılarının yargılanmasına Balıkesir 1’inci Ağır Ceza Mahkemesinde başlandı. Kuzenlerin aileleri ile birlikte Balıkesir Adliyesi önünde basın açıklaması yapan ailelerin Avukatı İbrahim Erenci, Adli Tıp Kurumunun verdiği raporların yanlış değerlendirildiğini belirterek, davayı açtıklarını söyledi. Avukat Erenci, olaydan 44 gün sonra bulunan Büşra ve Tuğçe’nin tırnak aralarından çıkan DNA’ların şüphelilerin örnekleriyle ayrıştırılmadığını ileri sürdü. Olayla ilgili olduğu düşünülen S.Y. ve A.Y’nin DNA’larının Adli Tıp Kurumunun verdiği raporda mağdurların tırnaklarının arasından çıkan dokularla uyuşmadığı belirtilerek şüpheliler serbest bırakılmıştı. 

"12 yıldır dava açılmadı" 
Erenci, bugüne kadar olayla ilgili dava açılmadığını belirterek, “Bugün yapılacak ilk duruşma. Bugüne kadar dava açılamadı, çünkü elde maddi delil yoktu. Yani delilden kastımız şu; DNA profilleri vardı. Ancak Adli Tıp Kurumu bize erkek soy bağını gösteren kromozom tamam örtüşüyor, S.Y., A.Y. tamam diyor ama kimliklendirmeye gidildiğinde loguslar uyuşmuyor diyordu. Yani bu şahısların erkek soy bağı içinden olan birileri bu suçu işlemiştir, bunlar değil diyordu. Oysaki değerlendirme hatasının şurada olduğunu görüyoruz; Tuğçe ve Büşra’nın DNA’ları Adli Tıp literatüründe ifade biçiminde birbirlerinin üzerine aktığı söyleniyor. Bunlar ayıklanmamış, ayıklanmadığı için de bir tülbentin üzerinden gerçeğe bakmaya çalışmışlar, net görememişler. Değerlendirme hatası bu noktadadır. Yani şeni bir kan örneği, DNA örneği alınmamıştır. Yapılan hatalı değerlendirme neticesinde bu şahıslar bugüne kadar ellerini kollarını sallayarak gezdikleri gibi tutuklandıktan sonra da 5’inci İhtisas Dairesinin ‘bizim raporumuz doğrudur’ şeklindeki beyanı salıverilmelerine neden olmuştur. Biz bu çelişkinin de giderilmesi için yine Adli Tıp Kurumuna başvurduk. Adli Tıp İhtisas Kurulu, ki bunun üstünde daha bir şey yok. Adli Tıp İhtisas Kurulu da bize ‘verdiğimiz ilk rapor doğrudur’ dedi” diye konuştu. 
Avukat İbrahim Erenci, mahkemede şüphelilere verilen DNA raporlarının iyi değerlendirilmediğini ileri sürerek, davayı açtıklarını ifade etti. 

"Adli Tıp Kurumunun raporlarına inanmıyorum" 
Hayatını kaybeden Tuğçe Yıldırım’ın annesi Ayşe Yıldırım da, Adli Tıp Kurumunun verdiği raporlara inanmadığını söyledi. Ayşe Yıldırım, “Bunların verdiği rapora en başından beri ben inanmadım. Çünkü katil yok, DNA testi çocuklarda çıkıyor, doku var ama katil yok. İkincisi çocuğun birinin ölüm nedenini veremiyor. Nasıl veremez? Biz Adli Tıpa güvenmeyeceğiz de kime güveneceğiz. Vermediği için ben bunların verdiği rapora zaten inanmadım, yine de inanmıyorum” ifadelerini kullandı. 
Basın açıklamasına Büşra’nın annesi Hanife ve babası Mustafa Karabacak, Tuğçe’nin annesi Ayşe Yıldırım ve babası Yüksel Yıldırım ile akrabaları katıldı. 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.