Emekli Orgeneral Iğsız: “özel Yetkili Mahkemelerin Kaldırılması Çok Önemli, Ancak Yeterli Değil”

Tutuklu bulunduğu Balyoz ve Ergenekon davasından geçtiğimiz günlerde tahliye edilen emekli Genelkurmay eski İkinci Başkanı Orgeneral Hasan Iğsız, bu davadaki tutuklularının yakınları tarafından her hafta düzenlenen “Sessiz Çığlık”...

Emekli Orgeneral Iğsız: “özel Yetkili Mahkemelerin Kaldırılması Çok Önemli, Ancak Yeterli Değil”

Tutuklu bulunduğu Balyoz ve Ergenekon davasından geçtiğimiz günlerde tahliye edilen emekli Genelkurmay eski İkinci Başkanı Orgeneral Hasan Iğsız, bu davadaki tutuklularının yakınları tarafından her hafta düzenlenen “Sessiz Çığlık”...

15 Mart 2014 Cumartesi 15:57
Emekli Orgeneral Iğsız: “özel Yetkili Mahkemelerin Kaldırılması Çok Önemli, Ancak Yeterli Değil”
Tutuklu bulunduğu Balyoz ve Ergenekon davasından geçtiğimiz günlerde tahliye edilen emekli Genelkurmay eski İkinci Başkanı Orgeneral Hasan Iğsız, bu davadaki tutuklularının yakınları tarafından her hafta düzenlenen “Sessiz Çığlık” eylemine katıldı. Iğsız, burada yaptığı konuşmada, özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasının çok önemli bir siyasi hamle olduğunu, ancak yeterli olmadığını ifade etti.

Emekli Orgeneral Iğsız, Ergenekon davası tutuklularından tahliye edilen emekli Oramiral Nusret Güner, emekli Tuğgeneral Veli Küçük, teğmen Mehmet Ali Çelebi ve Tuncay Özkan ile birlikte, Beşiktaş’ta “Vardiya Bizde Platformu”nun bugün 77.’sini düzenlediği “Sessiz Çığlık” eylemini katıldı. Anayasa Mahkemesi'nin kararının ardından tahliye edilen emekli Orgeneral Iğsız, burada yaptığı konuşmada, özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasına değindi. Iğsız, “Özel yetkili mahkemelerin kaldırılması çok önemli bir siyasi hamledir, fakat yeterli değildir. Demokrasiden bahsedecek olacaksak, demokrasinin en önemli temel tasının hukuk devleti ilkeleri olduğunu biliyoruz. Eğer bu ilkeler zedelenecek olursa, demokrasiyi diğer vasıtalarla ayakta tutmak mümkün olmaz. Bu sebeple yine siyaset organlarının tamamının iştirakiyle yargıda süratle bir reforma ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Ancak bu reformu bekleyemeyecek kadar acil bir ihtiyaç var. Bugün siyasette, toplumda mutabakattan bahsederken, bir kumpastan bahsederken, haksızlık, hukuksuzluktan bahsederken bunun mağdurlarının önemli bir bölümünün hala içerde tutulmasının adalet noktasında izah edebilmek mümkün değildir. Bakın ‘biz yargılanmayalım’ demiyoruz. Biz ‘adil olarak yargılanalım’ diyoruz ve yeniden yargılanmak en büyük isteğimiz. Bizim kendimizden bir endişemiz yok. Bir sıkıntımız yok; şu ya da bu mahkeme olsun diye bir talebimiz de yok. Ama bu konuda bir talebim var; eğer yeniden yargılama olacaksa bu şuana kadar özel yetkili mahkemelerin yaptığı şekilde değil; yani kapalı kapılar ardında değil, televizyondan naklen yayınlanarak, açık ve şeffaf bir şekilde yapılmasını talep ediyorum” dedi.

Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan ve 3 yıl cezaevinde yattıktan sonra Anayasa Mahkemesi'nin kararıyla önceki gün salıverilen Teğmen Mehmet Ali Çelebi ise, “Bizi zindanda çürütmeye çalışanlar, bizden milletimizin o halis onurunu söküp atamadı” dedi. Eyleme katılanlar tarafından sık sık alkışlanan Çelebi, “Silivri, Hasdal, Hadımköy, Maltepe, Mamak, Sincan, Şirinyer. Satıhlarında kutsal nöbetlerine devam eden silah arkadaşlarımı saygıyla selamlıyorum. Atatürk’ten, yarattığı devrimlerden koparılmak istenen koşullarda yaşıyoruz, yaşatılıyoruz. Ancak gördük ki geçen zamanın ahlaksızlık selinde bizim yurtseverlik erdemlerimiz süpürülemedi. Bizi zindanda çürütmeye çalışanlar, bizden milletimizin o halis onurunu söküp atamadı. Bizler her daim onurlu Türk subaylar olarak, milli davayı önümüze, nefsimizi arkamıza alarak mücadele etmeye devam ettik. Hala da devam ediyoruz” şeklinde konuştu.

Davanın bir diğer sanıklarından gazeteci Tuncay Özkan da eyleme eşi Duygu Dikmenoğlu ile birlikte katıldı. Eylemde kısa bir konuşma yapan Özkan, “özgürlük” vurgusu yaptı. Özkan, “Özgürlük nedir? sorusuna herkesin verebileceği bir başka yanıt vardır. Ama ‘Özgürlük nedir?’ sorusuna ben kendimce düşünüp verdiğim yanıt; özgürlük insanın ruhudur. Yani özgürlüğünüzü yitirdiğinizde ruhunuzu da yitirmiş olursunuz. Ben cezaevine girerken özgürlüğümü, yani ruhumu kapıda bırakmıştım, çıkarken aldım. Onunla buluşmanın mutluluğu içinde devam ediyorum” diye görüş belirtti.

Eylem tutukluların ve tutuklu yakınlarının hatıra fotoğrafı çektirmesi ile sona erdi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.