Balıkesir'de Yerel Yönetimler Paneli Düzenlendi

Balıkesir'de, "Yerel Yönetimler Sorunları ve Çözüm Önerileri" paneli düzenlendi. Memur Sen'e bağlı Bem-Bir-Sen şubesi tarafından düzenlenen panele beklenen ilgi olmadı.

Balıkesir'de Yerel Yönetimler Paneli Düzenlendi

Balıkesir'de, "Yerel Yönetimler Sorunları ve Çözüm Önerileri" paneli düzenlendi. Memur Sen'e bağlı Bem-Bir-Sen şubesi tarafından düzenlenen panele beklenen ilgi olmadı.

26 Şubat 2011 Cumartesi 19:01
Balıkesir'de Yerel Yönetimler Paneli Düzenlendi

Otel Basri'de düzenlenen panele, İGM Başkanı Mehmet Akif Okur, Kültür ve Turizm İl Müdürü Mustafa Çaltı, Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mustafa Akbıyık, Mahalli İdareler İl Müdürü Naciye Kılıç, İGM Üyesi Türkan Buğra, Sakatlar Derneği yönetim kurulu üyesi Zeki Çabuk, İl Özel İdare genel sekreterliğinden bir yetkili ile sendika genel merkezinden genel eğitim ve mevzuat sekreteri Recai Karslı ve mahalle muhtarları katıldı. Beklenen katılım olmayınca gecikmeli başlayan panelin açılış konuşmasını yapan Bem-Bir-sen şubesi başkanı Mustafa Çiğdem, 5 yıldır kendi iş kolunda yetkili bir sendika olarak üyelerine hizmet vermenin mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Çiğdem, başta Belediye Başkanları olmak üzere protokolün katılım göstermemesinin üzüntüsünü yaşadıklarını kaydetti. Bem-Bir-Sen genel merkez genel eğitim ve mevzuat sekreteri Recai Karslı da sosyal sorumluluk çerçevesinde düzenledikleri panele beklenen katılımın olmamasından üzüntü duyduğunu ifade etti. Recai Karslı, daha önce de çeşitli ortamlarda dile getirdikleri bir taleplerini Balıkesir'de de tekrarlayarak seçimlerin ardından kurulacak yeni kabinede Yerel Yönetimler Bakanlığı istediklerini söyledi. İGM başkanı Mehmet Akif Okur da başta bütün belediye başkanları olmak üzere İGM üyelerinin ve konuya duyarlı davetlilerin burada olmalarını ettiğini ancak beklenen katılımın olmamasından üzüntü duyduğunu ifade etti. Yeril yönetimlerin çok önemli alanlardan biri olduğunu belirten Mehmet Akif Okur, Köy Kanunu çıkarılması gerektiğini söyledi. Hükümetin bu kanunla alakalı çalışması olduğu halde ülke önceliklerinden dolayı kanunun çıkarılmasının 2011 seçimlerine kaldığını belirten İGM başkanı Okur, Köy Kanunu ile yerel yönetimler reformunun tamamlanmış olacağını, bunun daha ileri bir demokrasi adına önemli olduğunu söyledi.

Açılış konuşmalarının ardından geçilen paneli Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetim Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamit Emrah Beriş yönetti. Panelde Kaymakam olan Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü'nde şube müdürü Mustafa Dönmez ve Türkiye Belediyeler Birliği genel sekreter yardımcısı Mehmet Keleş (eski Düzce Belediye Başkanı) yerel yönetimler ve çözüm önerileriyle alakalı konularda bilgi ve görüşlerini paylaştı, yöneltilen soruları cevapladılar. Mustafa Dönmez, 1930 yılındaki yasanın bugünü düşünerek hazırlanmış olmasına rağmen eskidiğini ve dil sorunu yaşandığını kaydetti. 1580 Sayılı Yasa'da nüfusu 2 binin altında olan belediyelerin yeni yasada belediye olabilmesi için nüfus alt limitinin 5 bin olarak belirlenmesi, 2008 yılında da belediyelerde gidilen sayısal reform kapsamında 5747 sayılı yasanın yürürlüğe konulmasıyla 2 binin altındaki belediyelerin birleştirilmesi veya kapatılması kararlaştırıldığı halde belediyelerin bunu yanlış yorumlayıp yasanın iptaline gittiklerini ve nihayet söz konusu yasanın Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildiğini anlattı. kararı Dönmez, "Küçük belediyelerin kendilerine yetmesi mümkün değildir" dedi. Belediyelerin hizmetin ivediliğini göz önünde bulundurmak zorunda olduklarını vurgulayan Mustafa Dönmez, İçişleri Bakanlığı'nın bu konuyla ilgili belediyelere yaptırım ve takibini İl Özel İdarelerinin yetkili organlarına bıraktıklarını söyledi. "Belediye ve Özel İdarelerin yapamayacağı göreve yoktur" diyen Mustafa Dönmez, "Belediyelerimizin ve özel idarelerimizin bütçe ve plana uyuyorsa o görevi yapmalarında bir beis yoktur" dedi. Belediyelerde norm kadro uygulamasına karşın sözleşmeli personel serbestliği getirdiklerini söyleyen ve bunun çok önemli bir avantaj olduğunu belirten Mustafa Dönmez, bu şekilde kendi açacakları bir sınavla memur alma hakkı getirilen belediyelerin ne yazık ki bu fırsatı iyi değerlendiremediklerini, değerini bilmedikleri bu konuda kötü bir sınav verdiklerini netice olarak iptal edildiğini bildirdi. Belediyelerin yöresel ve coğrafi özelliklerine göre statülere ayrıldığını, 48. maddeye göre 4 birimin (fen işleri, zabıta, yazı işleri ve mahalli işler) olmazsa olmaz birimleri olduğunu vurguladı. Memur ve personel alımıyla ilgili tüyo veren Mustafa Dönmez, "Belediyelerin elinde itfaiyeler kaldı. Bu birim üzerinden memur alımı yapıp diğer birimlere kaydırılabilir. Sözleşmeli personel müdür olamaz ama bunun dışında her türlü yetki ve sorumluluk verilebilir. Norm kadro ile verilen başkan yardımcılığı kadrosuna bir o kadar da Belediye Meclisi'nden üyelerin atanabileceğini, bu şekilde atanmışlar ve seçilmişlerin kaynaştırılmasının amaçlandığı anlatıldı. Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü şube müdürü Mustafa Dönmez, belediyeleri, "şirket kurma" konusunda uyardı. Şirket kurarken birbirine yakın olması gerektiğini kaydeden Dönmez, "Sosyal tesisleri toplayan tek bir işletme kurulabilir. Ama mezbaha ile çay işletmeciliği ve fırıncılık, sanayi, turizm, ticaret vs. uyumlu olmuyor. Moda tabirle bu ucubelikler sıkıntı oluşturuyor. Belediyelerimizden daha rasyonel şirketler bekliyoruz. Turizm şirketi olur, termal şirketi olur. Belediyenin 1 trilyon lira parası var, bu halde 50 trilyon liralık işletmeyi nasıl kurabilirsin?" diye konuştu.

KÜRSÜDEN ENGELLİ DERSİ

Yerel Yönetimler paneline katılan Balıkesir Sakatlar Derneği yönetim kurulu üyesi Zeki Çabuk, yerel yönetimlere unutulmaz bir ders verdi. Tüm engelliler adına yaptığı kısa ve öz konuşmasında yerel yönetimlerden neler beklediklerini bir defa daha hatırlatan Zeki Çabuk, boyunun kısalığını kullanarak kürsüye yanında getirdiği merdivenli sehpa ile çıkarak konuşma yaptı. Bunu özellikle yaptığını da belirten Zeki Çabuk, engellilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Zeki Çabuk, "Yerel yönetimlerin bizi ciddiye almaları gerekiyor. Bugün görmediğinizi düşünün, duymadığınızı düşünün, konuşamadığınızı, neşe içinde dışarıya koşup dolaşmak isterken bir pencerenin kenarında seyretmek zorunda kaldığınızı düşünün. Tahammül etmek, anlamak dahi zor öyle değil mi? Ama biz bu hayatı yaşıyoruz. Bu basamağı panele katılacak belediye başkanları görsün diye özellikle getirdim. Engellileri engellemeyin. Empati yapmak yetmez, yaşamak gerekir. Yerel yönetimlerden tek isteğimiz bizimle konuşsunlar. Benim boyum kısa, Balıkesir'in en kısa boylusuyum. Ama sizlerin de aranızda önemli farklar var. Şekil farklılıkları o kadar önemli değil. Aramızdaki farkları kaldırın" dedi. Sakatlar Derneği yöneticisinin bu sözleri panelistler ve diğer katılımcılar tarafından alkışlandı.

BELEDİYELER DEVLETİN PROTOTİPİ

Panelistlerden Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) genel sekreter yardımcısı Mehmet Keleş de belediyeleri ilgilendiren önemli tespitlerde bulundu. Keleş, "Toplum olarak biz çok iyi kanun yazıyoruz ama uygulamada çok yetersiz kalıyoruz" dedi. Geçen dönem Düzce Belediye Başkanı olan ve 2 yıldır TBB genel sekreter yardımcısı olarak görev yapan Mehmet Keleş aynı zamanda Başbakanlık Yerel Yönetimler Danışmanlığı görevini de yürütüyor. TBB'nin yapısını anlatan Keleş, Türkiye'deki belediyelerin birbirinden haberi dahi olmadığını, birinin yaptığı iyi çalışmanın diğeri tarafından fark edilmediği için kullanılamadığını bunun aslında önemli bir sorun olduğunu kaydetti. Yerel yönetimlerin TBB'den de habersiz olduklarını belirten Mehmet Keleş, "Kentleşme" ve "Kent planlaması" konularında açıklamalarda bulundu. Kentleşme alanında belediyelerin karşılaştığı en büyük sorunun alınan göçlerin olduğunu, belediyelerin bu hızlı göçlere yetişemediğini anlattı. Keleş, Türkiye'de bir değişim sürecinin yaşandığını, 40 yıldır süren süreçle Ankara merkezli değil yerinden yönetim anlayışının hakim kılınmaya çalışıldığını, 2002 yılından bu yana da ciddi mesafe kat edildiğini söyledi. Yine 40 yıldır devam eden AB sürecinde sürecin tıkanmasında her ne kadar birlik içindeki bazı ülkelerin muhalifliği olsa da Türkiye'nin çevre sorunlarının halletmesi için 80 milyar AVRO gerektiğinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Belediyelerin aslında devletin birer prototipi olduğunu söyleyen Mehmet Keleş, "Biz belediye başkanını seçeriz, seçtiğimiz günden itibaren de hemen eleştirir, yerden yere vururuz. Belediyeler aslında devletin küçük bir prototipidir. Şehirlerimizdeki kent planlamalarına baktığımızda çok çirkin kentler ortaya çıkarıyoruz. Kaliteli malzeme ile kaliteli işçiliği bir araya getiremiyoruz. Türkiye'deki belediyelerin yüzde 90'ı en yakın dereye gider, kumunu, çakılını oradan alır sonra da içine belki biraz çimento koyar veya koymaz yola döker. Kalitesizlik dayanıksızlığı getiriyor. Roma'da tümüyle bazalt kaplanmış yerler, bin yıldır duruyor. Belediyelerde paramız çok kıymetlidir. Başkanlar ellerindeki bütçeyi çok iyi kullanmalıdırlar. Öncelikler, ihtiyaçlar iyi sıralanmalı. Bu tespitler ne kadar doğru yapılıyor tartışabiliriz" dedi.

TBB genel sekreter yardımcısı Mehmet Keleş, Türkiye'deki bütün belediyelerde AR-GE birimlerinin ne yazık ki birer sürgün birimleri haline getirildiğini, oysa buraların gerçek işlevini kazanması gerektiğini ifade etti. Panelin sonunda katılımcıların soruları da cevaplandırıldı.

Son Güncelleme: 26.02.2011 19:01
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.