Zeybek: Türkiye'yi Yönetmeye Hazırız

Demokrat Parti'nin (DP) yeni lideri Namık Kemal Zeybek, genel seçimlerin startını Balıkesir'de verdi. Zeybek, Haziran'daki seçimlerde hedeflerinin tek başına iktidar olduğunu söyledi. Namık Kemal Zeybek, "Seçimlerde hükümeti biz kuracağız. Türkiye'yi yönetmeye hazırız, herkesten de iyi yönetiriz" dedi.

Zeybek: Türkiye'yi Yönetmeye Hazırız

Demokrat Parti'nin (DP) yeni lideri Namık Kemal Zeybek, genel seçimlerin startını Balıkesir'de verdi. Zeybek, Haziran'daki seçimlerde hedeflerinin tek başına iktidar olduğunu söyledi. Namık Kemal Zeybek, "Seçimlerde hükümeti biz kuracağız. Türkiye'yi yönetmeye hazırız, herkesten de iyi yönetiriz" dedi.

16 Şubat 2011 Çarşamba 20:59
Zeybek: Türkiye'yi Yönetmeye Hazırız

DP Lideri Namık Kemal Zeybek, ilk defa geldiği Balıkesir'de Gala Yaşam ve aktivite Merkezi'nde düzenlenen toplantıda partililerle buluştu. Burada düzenlenen törende konuşan Zeybek, "Allah nasip etti Menderes'in oturduğu yerdeyim. Şimdi ona layık olmam lazım" dedi. Adnan Menderes ve Celal Bayar'ın hizmetlerinde söz eden Zeybek, bu iki büyük devlet adamının idam edilmesinin kara bir sayfa olduğunu belirterek, cuntacıları lanetledi. Zeybek, "Bunlar memlekete büyük hizmet yaptılar. Biz Menderes'i çok severdik, vatanı baştanbaşa hizmetlerle donattı. Bütün dünyaya meydana okuyup Türkiye7ye ağır sanayiyi getirdi. Sonunda maalesef milletin kendilerine verdiği silahları ve milletin çocuklarını millete karşı sevk ederek birtakım zalimler, ordumuz içine çöreklenmiş bir takım zalimler ihtilal yaptılar, devrim yaptılar. Komik davalarla, saçma sapan adına mahkeme denilen düzenlerle ne yazık ki vatanın üç büyük evladını astılar. Menderes, Zorlu ve Polatkan. Bunlar tarih değil, bunlar bugündür ve gelecektir. Biz bunları bilmeliyiz ve konuşmalıyız. Büyük hizmet yapılmıştır o dönemde. O büyük insan 6 ay hiç kimseyle görüştürülmedi. Hücresinin önünden geçen bir valiye nasılsın sayın valim dediği için ne yazık ki kıyasıya dövüldü, yalanlar, iftiralar atıldı, insanlar kandırıldı ve sonunda asıldı. Son sözü sorulduğunda milletime ebedi saadetler dilerim dedi" diye konuştu.

"TÜRK CUMHURİYETLERİ ALLAH'IN MİLLETİMİZE VERDİĞİ MUAZZAM İMKANDIR"

DP Genel başkanı Namık Kemal Zeybek, kendi iktidarlarında ilk yapacakları işin Türk Cumhuriyetleri'ni yanına almak olduğunu söyledi. Dünyanın en büyük petrol ve doğal gaz kaynakları ile verimli toprak ve zengin madenlerinin buralarda olduğunu, tüm dünyanın da gözünün bu topraklarda olduğunu kaydeden Namık Kemal Zeybek, "Türk Cumhuriyetleri Allah'ın milletimize verdiği muazzam bir imkandır" dedi. Zeybek, "Azerbaycan dünyanın en zengin petrol kaynaklarına sahip olan ülkesi, Türkmenistan dünyanın en zengin doğalgazı rezervine sahip. Özbekistan'da adam eksen bitecek vadiler vardır. Petrol o kadar çok ki bir kuyu açıldı durdurmak için yakmak zorunda kaldılar. Kazakistan Türkiye'nin üç buçuk katı, yerin altında her şey, yerin üstünde namütenahi topraklar. 2 milyon 717 bin metrekare toprak, ama 16 milyon halk. Kırgızistan, altın madenleriyle dolu. Dünya orada. Türk Cumhuriyetleri Allah'ın milletimize verdiği muazzam bir imkandır. İlk defa ortaya çıktığında Kıbrıs Rum Kesimi gazetelerinde ve Yunanistan'da şöyle yazılar yazılıyordu. Artık arkasına 5 kardeşini almış olan bir Türkiye karşısında biz ne yapacağız? Bundan sonra Türkiye orta çaplı bir süper güç. Biz her şeyi kaybettik, Kıbrıs'ı da kaybettik. Adalardaki haklarımızı da denizdeki haklarımızı da kaybettik diye kalın kalın yazılar yazılırdı. O imkanlarımız duruyor, ama öyle bir hükümet geldi ki nereden bileceklerdi ki onlar? Şimdi bizim Başbakanımız sanki Kıbrıs'ı peşkeş çekmek için ve Rumlara terk etmek için orada yaşayan Türklere hakaret ediyor ve onlara besleme diyor. Bizim bir arkadaşımız diyor ki siz besmele diyorsunuz o besleme diyor. Ameller niyetlere göredir. Biz iktidara geldiğimiz andan itibaren 3 ay içinde Türkiye Türk Cumhuriyetlerini yanına alır. O zaman oralarda iş yapmak isteyen kim varsa hemen gelsin beni bulsun. Bu büyük bir imkan. Sadece bu mu? Biz dünyanın her yerinde Türkiye'nin imkanlarını değerlendireceğiz. Ama öncelikle elde var bir, Türk Cumhuriyetleri. Demokrat Parti bu ülkenin tam merkezidir. Halkımızın büyük çoğunluğu sağcı olduğu için de elhamdülillah biz de yaşadıkça sağız. Biz merkez sağ olduğumuz için de ülkenin tam ortasıyız. Biz Türkiye'yi temsil ediyoruz" diye konuştu.

ATATÜRK İNÖNÜ'YÜ UZAKLAŞTIRIP BAYAR'I GETİRDİ

DP Lideri Namık Kemal Zeybek, Büyük Önder Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyeti'ne getirmek istediği demokrasi rejimiyle ilgili anısını anlatırken, Büyük Önder'in İnönü'yü Başbakanlık görevinden nasıl uzaklaştırıp yerine Celal Bayar'ı atadığını anlattı. Zeybek, "Bazı şeyleri açık açık konuşacağız, kimse kusura bakmasın, darılmasın. Mustafa Kemal Atatürk en yakın arkadaşlarından, dostlarından yanında bulunanlardan bile zaman zaman şikayet ederdi. Bir örnek, dünyada Almanya'da nazizm, başında bir deli var, Hitler. Ona benzer bir adam İtalya'da faşizm, Mussolini. Böyle bir dönemde o zaman tek patimiz olan Cumhuriyet Halk Partisi'nin genel sekreteri Recep Peker. Recep Peker o ülkelere gidiyor inceliyor ve çok beğeniyor. Diyor ki Türkiye'de de böyle bir rejim kuralım. Bir proje hazırlayıp getiriyor, projeyi Atatürk'e teslim ediyor, imza Başbakan sıfatıyla İsmet İnönü'nün. Atatürk sabaha kadar okuyor, sabahleyin genel sekreteri Hasan Rıza Soyak'ı çağırıyor, Kim bu zorbalar diyor. Şaşıran Soyak'a bu zorbalar kim diye tekrar soruyor. Görüyorum ki en yakın arkadaşlarımız bile bizi anlamamışlar. Biz Türkiye'de öyle bir rejim, öyle bir demokrasi istiyoruz ki dünyada artık gelişmeler karşısında taraftarı kalmayacağını bildiğimiz hanedanlığın geri gelmesini isteyenler bile siyasi parti kurabilmelidirler. Bizim hedefimiz böyle bir demokrasi. Ama bizim arkadaşlarımız Türkiye'ye faşist, nazist bir rejim getirmek istiyorlar diyor. Hasan Rıza Soyak diyor ki işte o günden sonra İsmet Paşayı almaya ve Celal Bayar'ı yerine getirmeye karara verdi. Nitekim İsmet Paşayı uzaklaştırdı Celal Bayar'ı getirdi. Neden? Çünkü Atatürk Türkiye'de tam bir demokrasi istiyordu. Çünkü Atatürk demokrattı. Tabiatı da öyleydi. Demokrat Parti bu ülkede 3 dengeyi temsil eder, cumhuriyetin erdem, fazilet ve değerlerine sımsıkı bağlı olarak olabildiğince demokrasiye açılmak. Cumhuriyet ve demokrasi arasındaki o mukaddes dengeyi kurmak. Elbette cumhuriyet ama cumhuriyetin içinde eğer demokrasi yoksa, resim gibi iki boyutlu kalır. Cumhuriyet demokrasi ile taçlanır ve DP bunu gerçekleştirmiştir. Ama CHP kadrolarının ve bürokratik kadrolarının izin verdiği kadar. O kadroları kırarak genişleterek. Ama belli bir süreden sonra o kadrolar yine ortaya çıkmış ve 27 Mayıs 1960 Türkiye'nin en karanlık günlerinden biri olan o darbe gerçekleşmiştir. DP'nin diğer önemli bir dengesi de kalkınmayı tabandan başlatan bir siyasi harekettir" dedi.

"KALKINMAYI TABANDAN BAŞLATACAĞIZ"

Hükümeti sert şekilde eleştiren DP Lideri Namık Kemal Zeybek, ülkenin peşkeş çekildiğini ileri sürdü. Kendi iktidarlarında böyle bir şeşin asla olmayacağını kaydeden Zeybek, sözlerini şöyle sürdürdü;

"Demokrat Parti iktidarlarında asla böyle bir şey olmayacak. Yabancılara satılan bazı değerlerimizi de geri alacağız. Türkiye'de işsizlik çoğalıyorsa bundan. Devlet yatırım yapacak. Artık bu safsatayı bırakın, başkalarının dayatmalarını bırakın. Amerikan ekonomisinde devlet var, Avrupa ekonomilerinde devlet var. Ama sen devleti her yerden tasfiye ediyorsun, onlar istiyor diye. Onlar her türlü ürünü ekiyorlar sen kendi halkına ürünü, pancarı yasaklıyorsun, sınırlıyorsun. Bu nedir? Yapay tatlandırıcılara pazar açmak için pancarı sınırlandırıyorsun, gerçek bu. Dünyaya dayatılan bir yeni liberalizm var. Ne yazık ki Türkiye bunu sevinçle aldı. Yeni liberalizm ne, ülkenin sahip olduğu her şeyi aç ve sat. Bankalar gitti, bugün çiftçimiz, üreticimiz bankalara toprağını ipotek etti, gidiyor topraklarımız. Bu bir tuzak. Demokrat Parti dönemlerinde kendi üreten ve üreticisinin ürününü pahalıya alan hükümetler vardı. Ve doğru olanı da buydu. Bu sayadre biz dünyanın kendi kendine yeten 5-6 ülkesinden biriydik. Bu gidişin sonu kötüdür, aç kalırız, yiyecek ekmek bulamayız. Nasıl böyle birşey yaparsın, nasıl kaptırır gidersin ve bunun adına büyüme dersin? Kim büyüyor, birilerinin karnı büyüyor. Aşağıdaki servet yukarılara çekiliyor ve yandaşlara dağıtılıp dışarı akıtılıyor. Yabancı sermaye gelsin, hoşgeldin diyelim. Ama gelip de bizim milletimizin ürettiği malları elimizden alıyorsa ona güle güle diyelim. Bugün otomobiline sığmayanlar, özel uçaklarında gezenler, gezin. Gezin ama Demokrat Parti dönemlerinde size verilen kaynak kullanımını, destekleme fonu, yatırımları destekleme fonu, sabit kurlu döviz kredileri olmasaydı siz o fabrikaları kurabilir miydiniz? Faizle geçinenler varsa kusura bakmasın, biz faiz gelirlerinden vergi alacağız. Ama asgari ücretten ve asgari geçim düzeyindeki esnaftan ve tarım işletmecisinden vergi almak zulümdür. Böyle birşey olur mu? Bunu kaldıracağız. Biz Türkiye'nin üreterek kalkınabileceğine inanıyoruz. Kalkınmayı tabandan başlatacağız."

"CUMHURİYET BAŞÖRTÜSÜ DEMEK DEĞİL"

DP Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, Ana Muhalefet Partisi CHP'nin muhalefet görevini yapamadığını, bu görevi DP'nin üstleneceğini söyledi. Türkiye'de dengelerin bozulduğunu anlatan Zeybek, DP iktidarında cumhuriyetten asla vazgeçmeyerek dünya ile bütünleşen bir politika izleyeceklerini belirtti. Cumhuriyetin değer olarak başörtüsüyle bağdaştırıldığını belirtip buna sert biçimde tepki gösteren Namık Kemal Zeybek. CHP'yi ve hükümeti eleştirdi. DP Genel Başkanı Zeybek, "Demokrat Parti dönemlerinden örnekler veriyorum. Türkiye'nin Kıbrıs diye bir davasının olduğu bile bilinmezken o dönemde şehit edilen Dış İşleri Bakanımız Zorlu gitti Avrupa'da mücadele etti ve Kıbrıs'ta Rumlarla eşit haklar aldı. Eş Cumhurbaşkanı vardı, birisi Rum birisi Türk. Yani durup dururken bir vatan kazandı. Bu Türkiye'nin bağımsızlığına ve saygınlığına olan saygıyla elde edilmiş bir başarıdır. Bugün bu dengeler bozulmuştur. Bu seçim çok önemli, ne yazık ki Türkiye'de maalesef dengeler bozulmuştur. Bir taraf, muhalefet tarafı cumhuriyeti koruyacağım diyerek sadece insanların, hanımların başlarını nasıl örteceklerine karışmak hakkını kendilerinde görüyorlar ve bunu cumhuriyeti korumak zannediyorlar. Kaç defa söyledim, Atatürk'ün kadın kılığıyla ilgili hiçbir yasası yok. Televizyonlardan ilan ettim, varsa çıksın dedim. Bunlar cumhuriyetin nesini savunuyorlar, aklınızda bir şey var mı? Biz Özal dönemi ve sonraki dönemlerde yasa teklifi veriyoruz, üniversitelerde kılık kıyafet serbesttir diye, CHP Anayasa Mahkemesi'ne gidiyor onu iptal ettiriyor. Yahu sizin başka işiniz yok mu? Bu cumhuriyetin başka değeri yok mu? Cumhuriyetin baş örtüp örtmemeyle ne ilgisi var? Bu arada bazı akıllılar da, efendim örtün ama şöyle örtün, aşağıdan fiyonk yapın diyor. Sana ne, sen niye karışıyorsun? Sen kimsin yahu? İnsanların nasıl giyineceğine karışmak hakkını sana kim verdi? İsteyen açar, isteyen örter, isteyen öyle isteyen böyle bağlar. Sana ne, nereden çıkarıyorsun bunu? Bir taraf böyle, bir taraf da yani iktidar da demokrasi deyince sadece aklına hanımefendilerinin başlarını örtmek hakları geliyor. Yani hanımefendilerin başlarındaki örtüye dayalı, onunla rüzgarları şişiren bir cumhuriyet ve demokrasi anlayışı. Yazık değil mi bu ülkeye? Bizim cumhuriyetimiz çok değerlidir. Osmanlı coğrafyasının büyük imkanlarının gelip toparlandığı bir vatan parçasıdır. Türkiye Cumhuriyeti büyük erdemler üzerine oturmuş bir devlettir. Osmanlı coğrafyasının her yerinden insanlar geldi. Bu bizim bir zenginliğimizdir."

"GENEL BAŞKANLIĞA 3 GÜNDE DEĞİL, 50 YIL + 3 GÜNDE GELDİM"

Hükümetin gündeme getirdiği başkanlık sistemini ve valileri halkın seçmesiyle ilgili söylemlerin ardından büyük bir tehlike olarak nitelendirdiği federasyon sisteminin getirilmek istendiğine dikkat çeken Namık Kemal Zeybek, bunun çok tehlikeli bir durum olduğunu belirtti. Başbakanın etrafındakilerin sözlerine inanmaya başlamasının manevi bir hastalık hali olduğunu iddia eden Namık Kemal Zeybek, "Ücub hastalığına yakalanmış" dediği başbakanı değişik açıklamalarıyla alakalı olarak da eleştirdi. DP Kurultayında genel başkan olarak seçilmesinin ardından hakkında, "3 günde gelip genel başkan oldu" şeklindeki yorumlara cevap veren Namık Kemal Zeybek, ülkedeki kötü gidişatı DP iktidarı ile sona erdireceklerini söyledi. Seçim barajının indirilmesine karşı olduğunu ifade eden Zeybek, "Biz barajlar kralının partisiyiz" dedi. Namık Kemal Zeybek, şöyle konuştu;

"Demokrat Parti Kurultayı doğru bir karar verdi. İki ana damarımız birleşti Demokrat Parti oldu. Demokrasiye inanan bu kararı içine sindirecek. Demokrasi halkın verdiği karara inanmak demektir. Biz eğer önümüzdeki seçimde tek başımıza iktidara gelecek kadar oy alamazsak asla halkı suçlamayacağız, böyle bir yanlışa düşmeyeceğiz. Dönüp kendimize bakacağız. Hedefimiz tek başına iktidar. Kimse baraj lafını ağzına almasın. Biz barajlar kralının partisiyiz. Patlatırız o barajları, biz yaptık biz patlatırız. Demokrat Parti'de en isabetli teşkilat var, sizler varsınız. Ben şu topluluktan 20 tane Bakanlar Kurulu çıkarırım, bunlardan daha iye yaparlar. Bilerek söylüyorum, tecrübeli bir adam konuşuyor karşınızda. 3 gün içinde Demokrat Parti genel başkanı oldu diyorlar, doğru değil. 50 yıl artı 3 gün. Gerideki 50 yılı unutma. Orada bir hayat, yetişmişlik var. Allah'ın takdiri var, nereden geldi bu, ufodan mı diyorlar ben de diyorum ki daha da ötelerden geldim ben. Lehi mahfuzdan geldik biz. Sade ben değil herkes oradan geldi. İlk seçimde inşallah el biriliğiyle güç birliğiyle bayrağı burca dikeceğiz. Bu ülkede dengeleri yerli yerine oturtmak için geleceğiz. Devletimize sahip çıkacağız devletimiz bizim, bayrağımıza sahip çıkacağız bayrağımız bizim. Milletimize sahip çıkacağız milletimiz bizim. Milli ve manevi değerlere bağlı bir demokrat partiyiz. Kendi çocuklarımıza, gençlerimize kendi milli ve manevi değerlerini öğreteceğiz."

Namık Kemal Zeybek, hemen her konuda eleştirdiği hükümetin Amerika'nın Irak'a saldırısıyla ilgili de topa tuttu. İncirlik üssünden yapılan 4 bin 800 sorti ile Irak'ta yüz binlerce Müslüman'ın öldürülmesine izin verildiğini söylerken Irak savaşında Ebu Gureyb cezaevindeki Nur isimli Müslüman kadının Türk yetkililerine ve tüm milletvekillerine ulaştırılan mektubundan bir bölüm okuyan Zeybek, "Bu nasıl Müslümanlık, nasıl sustunuz ve şimdi nasıl kahramanlık taslıyorsunuz? Başkalarının verdiği rolü oynayarak kime kahramanlık taslıyorsunuz? Bunlardan kurtulmamız lazım ve kurtulacağız. Tek yolu vardır. Demokrat Parti'nin iktidara gelmesi. Hükümeti biz kuracağız, biz Türkiye'yi yönetmeye hazırız ve herkesten daha iyi yönetiriz inşallah. İktidarınız hayırlı olsun, Demokrat Parti iktidarında bayrak dalgalanacak."

KIRATA BİNMEDİ

Törenin sonunda partiye katılanlara Namık Kemal Zeybek tarafından rozet takıldı. Bigadiç'in İskele Beldesinin MHP'li Belediye Başkanı DP Lideri Zeybek'e bor cevheri hediye etti. DP Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, Gala Yaşam Merkezi'ndeki konuşmasının ardından salondan ayrılırken çıkışta Roman vatandaşın getirdiği kıratı es geçti. Bir muhabirin ricası üzerine atın yanına giden Zeybek, binmek yerine atı biraz sevmeyi tercih etti. Namık Kemal Zeybek, buradaki programın ardından seçim otobüsüyle şehir turu yapıp, halkı selamladı, il teşkilatını ziyaret etti. Daha sonra Balıkesir Ticaret Borsası., Esnaf Odaları Birliği ve Balıkesir Ticaret Odası'nı ziyaret edip istişarelerde bulunan Namık Kemal Zeybek, geceyi Balıkesir'de geçirecek.

Son Güncelleme: 16.02.2011 20:59
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.