ÇİFTÇİ FARE AFETİ YAŞIYOR.ACİL YARDIM BEKLİYOR

Dursunbey’in tarım ile uğraşan çoğu köyünde çiftçiler özellikle ise buğday üreticileri sel, dolu ve kuraklık afeti gibi yeni bir afetle karşı karşıya kaldıklarını söylüyorlar.

ÇİFTÇİ FARE AFETİ YAŞIYOR.ACİL YARDIM BEKLİYOR

Dursunbey’in tarım ile uğraşan çoğu köyünde çiftçiler özellikle ise buğday üreticileri sel, dolu ve kuraklık afeti gibi yeni bir afetle karşı karşıya kaldıklarını söylüyorlar.

29 Temmuz 2010 Perşembe 10:35
  HÜDAYİ DEMİRHAN
  (İHA) BALIKESİR
Çiftçilerin birçoğu farelerden dolayı Buğday tarlalarını biçmeye bile gerek kalmadığını döver biçere verilecek paranın çıkacak olan buğday miktarına göre zarar olduğunu belirttiler. Hatta maddi zarar bir köşeye verilecek olan emeğin boşa gideceğini belirttiler.
 Fareler, Dursunbey ilçesi ve Taşkesiği, Selimağa, Kızılöz, Umurlar, Kavacık, Odaköy, Kavacık, Çakırca, Mıcırlar, Durabeyler, Hacılar, Şabanlar, Gölcük, Karakaya Köyleri Başta olmak üzere daha birçok Köyde tarlada bulunan mahsulleri yeyip talan ettiler. Ekili bazı alanlarda bir tek buğday başağı bile kalmadığını dile getiren Köylüler önlem alınması için Hükümet’ten acil yardım istiyorlar. Çiftçinin eli ayağı bağlı ve çaresiz durumda olması da üreticiyi kendine göre önlemler almaya itiyor. Bazı Köylüler alçının içine un karıştırıp o alçılı unu birçok yerde olan fare deliklerine döküyor. Bu karışımı yiyen fareler ölüyor fakat bu seferde ölen farelerin kokusu etrafa kötü koku yaydığı için üretici çaresiz kalıyor.Ortalama 10 dönümlük bir arazide her sene 1,5 ton üzerinde hasat kaldıran çiftçi bu sene 200 kg bile hasat alamadıklarını dile getirdiler. Çoğu çiftçide Kalan ürün hasat edilse bile biçerdöverin parasını karşılayamaz olduğundan ekinlerini tarlada bıraktı. Ayrıca edinilen bilgiye göre bir çok ormanında fare ile dolu olduğu bu sorunun git gide ciddiye bindiği öğrenildi.
Dursunbey’in Üçeylül Mahallesinde 30 dönüm tarlası bulunan Mehmet Dönmez’in tarlasında binlerce fare deliği bulunuyor. Her sene tarlasından 7 ton ekin kaldıran Dönmez bu sene 750 kg ekini zor aldığını söyledi. Dönmez farelerin ekinleri yemesi bir yana tarlalara açmış oldukları binlerce delik sebebi  ve bu deliklerden giren havanın etkisiyle toprağın verimliliğininde her geçen gün azaldığını belirtti.Tek gelir kaynağının çiftçilik olduğunu belirten Mehmet Dönmez ‘Üç çocuk babasıyım ve çocuklarımı böyle giderse okutamayacağım başka bir yerden gelirim yok mahsulümde yok açlıktan dolayı hırsızlıkmı yapalım işimiz gücümüz yok devletimizden ve büyüklerimiz yardım istiyoruz.Biz bu afetle başa çıkamayız.’ Geçen senelerde domates ekimi yaptığını söyleyen çiftçi verim alamadığı için bu sene ekmediğini belirtti.Ekmiş olduğu bakla, soğan, karpuz, kavun gibi bir çok mahsulü farelerin talan ettiğini belirten Mehmet Dönmez ‘Ne ekersek ekelim verim alamıyoruz ve korkum şuki bu fareler tarlalarda yiyecek bir şey bulamayınca evleri de istila edecektir’ diye konuştu.Fareleri deliklerinden su basarak çıkaran Dönmez sanayi saatinden gelen su ile mahsulümü mü yoksa bu fare deliklerinimi sulayacağımı şaşırdım bir delikten bastığım su yerin altından kanal oyulmuşçasına 3 veya dört metre ileriden fışkırmakta bu soruna acilen el atılması gerek diye konuştu.
 Tarım teşkilatlarının çok acil olarak bu fare soruna el atması gerekiyor. Aksi halde tarlalara yeni ürün ekilemez hale gelecek ve toprak verimliliğini azaltacak.Tarım ile gelirini sağlayan Mehmet Dönmez gibi bir çok aile emeğinden ve ekmeğinden olacak.Üreticinin hükümetten beklentisi buna bir önlem alınması aksi halde bir çok aile madur olacak ve başta un ve mamulleri olmak üzere birçok ürünün fiyatı bu afet ile artacak.
Son Güncelleme: 29.07.2010 10:35
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.