Dursunbey TSM Verem Eğitim ve Propaganda Haftasına dikkat çekti

Dursunbey İlçe Sağlık Müdürü Murat Başçı 71. Verem Eğitim ve Propaganda Haftası hakkında Basın açıklaması yayımladı.

Dursunbey TSM Verem Eğitim ve Propaganda Haftasına dikkat çekti

Dursunbey İlçe Sağlık Müdürü Murat Başçı 71. Verem Eğitim ve Propaganda Haftası hakkında Basın açıklaması yayımladı.

Hüdayi Demirhan
Hüdayi Demirhan
10 Ocak 2018 Çarşamba 10:29
Dursunbey TSM Verem Eğitim ve Propaganda Haftasına dikkat çekti

İŞTE TSM'DEN YAPILAN YAZILI AÇIKLAMA;

Uzun yıllarda beri Dünyanın başına bela olmuşTüberküloz; Mycobacterium tuberculosis’in neden olduğu insandan insana hava yoluyla bulaşan, öncelikle akciğerlerde olmak üzere tüm organlarda görülebilen bulaşıcı bir hastalıktır. Hastalığın nedeni olan tüberküloz mikrobu 1882 yılında keşfedilmiş ve ilk tüberküloz ilacı 1944 yılında geliştirilmiştir.

Bulaştırıcı verem hastası öksürürken, hapşırırken çok sayıda mikrobu dış ortama saçar. İnsanların toplu olarak yaşadığı, iyi havalanmayan, güneş ışığı almayan ortamlarda hastalık daha kolay yayılır. En önemli risk grubu hasta ile aynı ortamda yaşayanlardır. Erken tanı ve tedavi hem hasta hem etrafındaki kişiler için önemlidir. Tedaviye başladıktan sonra hastalık hızla iyileşir, 1-2 gün içinde mikrop sayısı azalır ve 15-20 gün sonra bulaştırıcılık ortadan kalkar. Bu nedenle bulaştırıcı hastalara hızlı tanı konulması ve tedavi başlanması toplumu korumak açısından çok önemlidir.

Dünya Sağlık Örgütü, 2016 yılında tüm dünyada 10.4milyon yeni tüberküloz (verem) hastasının ortaya çıktığını, bunların 1 milyonunun çocuk olduğunu bildirmiştir. Tüberküloz hastalarının dünya genelinde dağılımına bakıldığında az gelişmiş fakir ülkelerde ve HIV infeksiyonunun yaygın olduğu bölgelerde daha sık olduğu görülmektedir. Yine 2016 yılında, dünyada 1,7 milyon insan tüberküloz nedeni ile ölmüştür. Ülkemizdeki duruma bakacak olursak; Türkiye Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü verilerine göre 2016 yılında yeni tanı konulan hasta sayısı 11.442’dir.Doğru ilaçlar ve düzenli tedaviyle tamamen iyileştirilebilen bir hastalıktır.  Dünya genelinde en çok öldüren ilk 10 hastalık arasında yer almaktadır. Sorun tüberküloz tanı ve tedavisinde değil, etkin tanı ve tedaviyi başarabilecek organizasyonun sağlanamamasındadır. Sağlık politikalarında tüberküloza yeterli önemin verilmeyişi, yoksulluk, göçler, dirençli tüberküloz, HIV salgını tüberküloz kontrolünü zorlaştıran en önemli faktörlerdir.

Koruyucu hekimlik açısından Ülkemizde BCG aşısı doğumdan sonra 2. ayını bitiren bebeklere Verem Savaş Dispanserleri ve Aile Sağlığı Merkezlerinde ücretsiz olarak yapılmaktadır.Böylece bulaşmanın engellenmesi hedeflenmektedir.

Günümüzde tüberküloz ilaç tedavisi ile tamamen iyileşebilen bir hastalıktır, ancak çok sayıda ilacın en az 6 ay süreyle düzenli olarak içilmesi gerekir. Hasta yeterli sayıda ilaç almazsa ve ilaçlarını düzenli içmezse iyileşemez, bulaştırıcılık devam eder, bir süre sonra mikroplar ilaçlara karşı direnç geliştirir ve hastalık tedavisi zor bir şekle dönüşür. Dirençli tüberküloz tedavisi zor bir hastalıktır; bu hastalar çok daha fazla sayıda, ciddi yan etkileri olan ilaçları 18-24 ay içmek zorundadır. Tedavi başarı oranları düşük, ölüm oranı yüksektir.

Hastanın ilaçlarını düzenli içmesini sağlamanın yolu, dünyanın hemen her yerinde olduğu gibi ülkemizde de uygulanan Doğrudan Gözetimli Tedavi (DGT)’dir. DGT’de sağlık çalışanı veya belirlenen bir sorumlu kişi hastanın ilaçlarını içtiğini gözlemler ve kayıt altına alır. Tüberküloz hastasının tanı ve tedavisiyle ilgili tetkikler hem verem savaşı dispanserlerinde hem de hastanelerde ücretsiz yapılmaktadır, ilaçları ücretsiz olarak verilmektedir.

VEREM KORKULACAK BİR HASTALIK DEĞİLDİR, TEDAVİ İLE ŞİFA BULUNUR.

                              

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.