Çağlayan: 8 yıl önceki 1 dolarla şimdiki aynı!

Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Merkez Bankası Para Politikası Kurulunun bugüne kadar, 8 yıldır hatalı yönetiminden dolayı kurun baskı altında kaldığını belirterek Merkez Bankası'nın kur politikasına çattı.

Çağlayan: 8 yıl önceki 1 dolarla şimdiki aynı!

Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Merkez Bankası Para Politikası Kurulunun bugüne kadar, 8 yıldır hatalı yönetiminden dolayı kurun baskı altında kaldığını belirterek Merkez Bankası'nın kur politikasına çattı.

16 Temmuz 2010 Cuma 23:44
Çağlayan: 8 yıl önceki 1 dolarla şimdiki aynı!
 

Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Merkez Bankası Para Politikası Kurulunun bugüne kadar, 8 yıldır hatalı yönetiminden dolayı kurun baskı altında kaldığını belirterek, ''8 yıl önce 1 dolar karşılığı bugün yine 8 yıl önceki 1 dolar karşılığıdır.

İhracatçımız haklı olarak Merkez Bankasına, Para Politikası Kuruluna diyor ki, 'Türk lirasını daha fazla değerlendirme. Beni çapraz ateş altında bırakma'...'' dedi.

Çağlayan, Galata Denizcilik'in Tuzla Gisan Tersanesi'nde inşa edilen ''Ruby-T'' isimli geminin indirme töreninde yaptığı konuşmada, geçmişte gemi sektörüne verdikleri destekleri eleştirenlerin sektörü bilmediğini, kendisinin ise 35 senedir sanayinin içerisinde bulunduğunu belirtti.

Sektörün gitmesi gereken daha çok mesafe olduğunun altını çizen Çağlayan, ''Bir sektörü doğmadan öldürmeyelim'' dedi.

Gemi inşa sektörünün son 7 yılda 15 kattan daha fazla büyüdüğüne dikkati çeken Çağlayan, ''Dünya ticaretinde deniz taşımacılığının ne denli önem arz ettiğini hepimiz biliyoruz.

Denizyolu taşımacılığının, karayolu taşımacılığına göre ortalama 6,5 kez, demiryolu taşımacılığına göre ise 3,5 kez daha ekonomik olmasının yanında, çok büyük miktardaki yüklerin bir seferde ve güvenli taşınması da gemi inşa sektörü için önemli bir avantajdır'' diye konuştu.

Çağlayan, sektöre olan desteğinin sonuna kadar devam edeceğini dile getirerek. Kredi Garanti Fonu'nun gemi inşa sektörüne ilişkin düzenlemeleri ile hükümetin sektöre pozitif ayrımcılık yaptığını belirtti.

Kanunların çıkarılmasının yeterli olmadığını, uygulamaya geçmek gerektiğini ifade eden Çağlayan, bu desteğin gerçekleşebilmesi için Kredi Garanti Fonu ile bankaların bir araya gelmesi gerektiğini vurguladı.

'KUR MESELESİNDE İHRACAT VE İHRACATÇI ÇAPRAZ ATEŞ ALTINDA'

Çağlayan, kur meselesi denince bam teline basıldığını belirterek, şöyle devam etti:

''Zurnanın zırt dediği yer orası. Kur meselesinde ihracatımız ve ihracatçımız çapraz ateş altındadır. Okuyorum gazetelerde, dinliyorum televizyonlarda, herkes ahkam kesiyor.

Hayatında 1 dolarlık ihracat yapmamış, 1 dolarlık ithalat yapmamış insanlar esiyor, gürlüyor, anlatıyor. Hayretler içerisinde izliyorum.

Kurun ne olduğunu kitaptan öğrenmiş insanlar farklı farklı senaryolar çiziyorlar. Hatta bazıları biraz daha ileri gidip 'kendisi zaten hükümetin üyesi, kur rejimini değiştirmesi siyasi iradenin görevidir, niye kendisi yapmıyor?' diyor.

Mübarek kardeşim beni iyi dinleyeceksin. Ben bugüne kadar kur rejimiyle ilgili tek kelime ettim mi? Bugün dalgalı kur sistemi belirlenmiştir.

Burada zaten herhangi bir şey olması söz konusu değil, benim bahsettiğim şudur; 'Merkez Bankası para politikası kurulunun bugüne kadar 8 yıldır hatalı yönetiminden dolayı kur baskı altında kalmış, 8 yıl önce 1 dolar karşılığı bugün yine 8 yıl önceki 1 dolar karşılığıdır.

Girdi maliyetlerindeki azalmaya rağmen kümülatif olarak baktığınız zaman enflasyon yüzde 50-55'ler civarında toplam olarak yaşanmış, Türk Lirası dolar karşısında yüzde 60'dan fazla değer kazanmış, 2010 yılı başından itibaren de Türk Lirası avro karşısında değer kazanmaya başlamıştır.

Bundan 5 ay önce avro bazında ihracat bağlantısı yapmış bir kardeşim 1 milyon avroya karşılık, 2,2 milyon lira Türk parası hesaplarken bugün 1 milyon avroya karşılık ancak 1,95 milyon lira elde edecektir.

Gitti ihracatçının karı zaten. Böyle bir ortamda, sadece kurun baskı altında kalmasıyla ihracatın vermiş olduğu tahribatın dışında Türkiye bir ithalat cennetine dönmüştür.

Bu konuda mutlaka Para Politikası Kurulunun Merkez Bankası'nın alması gereken tedbirleri... Merkez Bankası'nın da bağımsız bir kuruluş olduğunu bildiğim için söylüyorum.

'İyi yapılan şeylerde Merkez Bankası'na teşekkür edilir ama kötü olursa ondan da dayağı hükümet yer'... Yok öyle bir şey, bunu da kabul etmek mümkün değil.''

TL'NİN DEĞERLENMESİ İHRACATÇIYI SIKINTIYA SOKUYOR, İTHALATI ARTIRIYOR'

Yılbaşında 1 avronun 1,43 dolar olduğunu dile getiren Çağlayan, ''Haziran başı itibariyle 1 avro 1,19 dolara düştü. Haziran ayı ihracatımız 9 milyar 175 milyon dolar diye açıklanmıştı.

Ocak paritesiyle aynı paritede bugün yapacak olsaydık, 769 milyon dolar daha ihracatımız fazla gözükecekti'' dedi.

Zafer Çağlayan, ihracatçılar için alınması gereken birçok tedbir olduğunu belirterek, bunlarla ilgili, 4 gün önce Strateji Değerlendirme Kurumu'nu topladıklarını, Ekonomi Koordinasyon Kurulu ile de önümüzdeki hafta bir araya gelerek bu konularda alınması gereken tedbiri almaları gerektiğini söyledi.

Şu anda ihracatın 60 milyar dolarlara dayandığının altını çizen Çağlayan, Türkiye'nin bu yıl 110 milyar dolar civarında ihracatı yakalayacağını belirtti.

Çağlayan, Amerika'nın Çin üzerindeki yuan baskısına işaret ederek, şunları kaydetti:

''Türk Lirasının değerlenmesi ihracatçımızı sıkıntıya sokuyor, ithalatımızı artırıyor. Dış ticaret dengemizi bozuyor. Amerika Çin'e 'Yuanı değerlendir' diyor.

Bu noktada Çin buna direnirken bizim ihracatçımız haklı olarak kendi Merkez Bankasına, Para Politikası Kuruluna diyor ki, 'Türk lirasını daha fazla değerlendirme.

Beni çapraz ateş altında bırakma. Zaten Avrupa pazarları çökmüş, talep daralmış'...''

'(MALİ KURAL) HİÇ KİMSE FARKLI YERE ÇARPITMASIN'

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Çağlayan, tersanedeki ölümlere ilişkin bir soru üzerine ''Hiçbir işveren işçisinin bırakın ölümle karşılaşmasını tırnağına bile zarar gelmesini istemez.

Bu konuda işverenin yanında zaten yanında çalışmış olduğu insanların can güvenliğini emniyet tedbirlerini alma zorunluluğu vardır.

Bu konuda, tedbirlerin çok daha fazla alınması ve bu konuda eğitim meselesi de daha fazla önem arz ediyor'' şeklinde konuştu.

Bir soru üzerine Mali Kural'daki ötelemeyi de değerlendiren Çağlayan, şunları ifade etti:

''Meclis'in belli bir çalışma trafiği var. Hiç kimse kalkıp bununla ilgili bir şey söylemesin, hiç kimse, mali kuralın ne olduğunu bilmezken bizim hükümetimiz Sayın Başbakanımızın liderliğinde mali kuralın getirilmesi üzerine bir çalışma yapmıştır.

Türkiye mali kural olmaksızın, bir IMF bağlantısı olmaksızın gerek bütçe açıklarında gerek Gayri Safi Milli Hasıla, kamu borçlarında bütün dünya ülkelerinden çok daha önemli bir noktaya gelmiştir.

Hükümet olarak mali kural olsun olmasın, bunu kendimiz yapmışız. Meclis'imizin çalışma trafiğiyle değerlendirilen bir çalışmadır. Bakanlar Kurulu'ndan geçmiştir. Hiç kimse farklı yere çarpıtmasın.''

Son Güncelleme: 16.07.2010 23:44
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.