Dursunbey’in son dönemde iki sivil toplum kurumu ile öne çıktığını görüyoruz. Bunlardan biri Dursunbey basını, diğeri ise DUFAD. Konumuz basında yer alan bir haber olduğundan, DUFAD’la ilgili değerlendirmelerimizi bir başka yazıya bırakıyoruz. Dursunbey basınının yaptığı haberlerle, basının bir toplumun hayatında ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu bir kez daha görme imkânı bulduk. Dursunbey Basın Birliği üyelerine çok teşekkür ederim. 

Odaköy’de bulunan ve yıllardır çalışma koşullarındaki sorunlar nedeniyle Dursunbeylilerin sohbetlerinde (!) kendisine yer bulan madenin bundan sonra “Kimyasal Atık Depolama Tesisi” olarak işletilmesi yönünde bir proje hazırlandığı ve köylünün bu duruma verdiği tepki ile gündemimize geldi Odaköy.Kurulması planlanan tesisle ilgili değerlendirmelerimizi aşağıda yapacağız, ancak öncelikle gelin Söğütyüzü nasıl bir yer bir kere daha hatırlayalım.

Dursunbey ve civarında Söğütyüzü olarak adlandırılan bu yöreyi mutlaka gidip, görmelisiniz. Dursunbey’in bütün köyleri birbirine benzer, ama Söğütyüzü diğer köylerden farklı bazı özelliklere de sahiptir. Bir kere, insanı candandır, samimidir, misafirperverdir, yardımseverdir. Türkiye’nin çoktan unuttuğu samimi insan ilişkileri buralarda hâlâ canlı bir şekilde yaşamaktadır. Buralarda tarım ve hayvancılık kısmen de olsa eski yöntemlerle yapılmaktadır. Örneğin buğday ellik-orak kullanılarak (Benim köyüm Durabeyler’de çoğunlukla ellik-orakla biçilir) biçilmektedir. 

Modern kent yaşamında insanların doğal olanı, organik olanı aradığını göz önüne alırsak, şunu net bir şekilde ifade etmemizde de sanırım sakınca olmaz: Buralarda her şey doğaldır, organiktir. Yetiştirdiği ürün organiktir, domatesi organiktir, buğdayı organiktir, nohutu organiktir. Hatta insanı bile organiktir. Hormonlu değildir, Söğütyüzü’nün insanı. Siz, gidin hele bir hafta sonu Söğütyüzü köylerine: Mutlaka hâliniz hatırınız sorulur, çay-kahve ikram edilir. Hatta ikram edilmez, siz istemeseniz de içirilir. Açlığınız tokluğunuz sorulmaz, size sofra kurulur mutlaka. Kim olduğunuz, ne olduğunuz, nereli olduğunuz önemli değildir, Söğütyüzü insanı için. Siz insansınız, bizdensiniz, bizim köylüsünüz der gibi sizi karşılar, hürmet eder, ağırlar, konaklar ve yolcu eder. 

Doğası temizdir. Öyle tatil beldelerindeki gibi turist çekecek bir yer yoktur belki, ama yıllardır kese kese bitirilemeyen çam ormanları vardır. Şimdilerde dünyada “Citta Slow/Yavaş Şehir”ler rağbet görüyor. Yani sessiz, gürültüsüz, insanların daha sakin olduğu, daha yavaş olduğu şehirler… İddia ediyorum, bizim Söğütyüzü köyleri birer citta slovdur. 
Eğitim durumuna baktığımızda okuryazar oranının çok yüksek olduğunu görüyoruz. Herkes mutlaka ilköğretimi bitirmiştir. Ama sonrası… Sonrası çok az. Ekonomik imkânları yeterli olmayan yöre insanı maalesef hak ettikleri yerde değillerdir. Böyle olmakla birlikte insanı ariftir, pek çok şeyi bildiğini iddia edenden daha fazlasını bilir. En azından kendiniz bilir. Yunus Emre, “İlim kendin bilmektir.” diyordu bizim insanımız kendini de haddini de bilir. Bunu son yaşanan olaylarla bir kez daha görme imkânı bulduk. 

Olay, kapısında “Önce İnsan” yazan bir işletmenin kurmak istediği “Atık Depolama Tesisi” ve Odaköy halkının bu tesisle ilgili endişeleriyle ilgili. Öncelikle Odaköy Muhtarı Ali Özcan’ı gösterdiği olumlu, ölçülü ve onurlu tepkisinden dolayı tebrik etmek lazım. Köye gelen yetkililere gösterdiği nezaket ve kendisini seçen köylüye sahip çıkması tüm idarecilerimize örnek olması gereken bir davranış. İdarecilerimizin, seçtiklerimizin; sonra bizim duygularımıza, düşüncelerimize pek aldırış etmemesine alışmıştık. Muhtar Özcan, bir kere daha herkese “Ben köylüme rağmen böyle bir şey yapamam.” sözleriyle hatırlattı, idarecinin nasıl olması gerektiğini. Sahip çıkmak lazım muhtara.Gelgelelim, muhtarın karşısında yer alan görevlilerin tutumu aynı olgunlukta değil. Dursunbey basınının çektiği görüntülere baktığınızda köylünün bulunmadığı bir kahvede, projenin anlatılmaya çalışıldığı, böylelikle sürecin prosedür olarak yerine getirilmeye çalışıldığını görüyoruz. Ayıptır beyler, bu millet artık bu tarz tutum ve davranışları kaldırmaz. Hele hele Balıkesir Çevre ve Şehircilik İl Müdürü’nün yaklaşımına şaşırmamak mümkün değil. Şunu hatırlatmak lazım: “Beyler siz devleti temsilen gelmişsiniz, ama karşınızdakilerin devletin ta kendisi, sahibi olduğunu unutuyorsunuz. Bu köylerde yaşayan insanlar, devletine bağlı, devlet görevlilerini seven-sayan, hürmet eden insanlardır. Boynunda kravat yoktur, ama onlar birer Türkmen beyidir. Unutmayınız lütfen. Sizlerin, köylünün endişesini anlamanız lazım. Gözlemci sıfatıyla geldiğinizi söylüyorsunuz, ama satır arasında Muhtar Özcan’a ‘Bundan sonra sana kimse sormazsa…’ diye örtülü tehditkâr bir tutum takınmanız ise hiç mi hiç yakışmamıştır.”

Kurulması planlanan tesisin zararlarını tartışmanın bir anlamı yok. İnsanların yaşam alanlarının dibine, böyle bir tesis kurmanın akılla izah edilebilecek bir tarafı da yok. Tarım ve hayvancılıkla geçinen köylülerin sesine kulak verin. Devleti temsil ettiğini söyleyen saygıdeğer görevliler, kurumunuzun adına yakışır bir biçimde çevreci olun. Söğütyüzü’nü kirletme projesinden vaz geçin ya da en azından köylünün yanında olun. Bırakın, bu yöre kirlenmesin. Yeşil Dursunbey’in köyleri yeşil kalsın. 

Muhtar Ali Özcan ve tüm Söğütyüzü halkını gösterdikleri duyarlılıktan dolayı tebrik ediyorum. Ölçülü, saygılı bir biçimde gösterdikleri tepkiyi alkışlıyorum. Dursunbey Belediye başkanı Sayın M. Ruhi Yılmaz ve Başkan Yardımcısı Cemal Ergenç’e de gösterdiği hassasiyetten dolayı teşekkür ediyorum.
Sözlerime, bu atık deposunu kurmak isteyen şirketin duvarındaki yazı ile son veriyorum: Önce İnsan…
Evet Beyler… Önce İnsan… Peki, bu tesisi kuracağınız yerde yaşayanlar insan değil mi?

Yrd. Doç. Dr. Mustafa GÜLTEKİN
Gaziantep Üniversitesi
Fen-Edebiyat Fakültesi
Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü
Türk Halk Bilimi Ana Bilim Dalı Başkanı
GAZİANTEP
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
DURABEYLER 5 yıl önce

güzel kardeşim bu güzel yazından ve duyarlılığından dolayı hemşehrin olarak teşekkür ediyorum.
bürokrat elini taşın altına koyabilendir.biz durabeyler eğitim kültür ve yardımlaşma derneği olarak da duygularının altına imzamızı atıyoruz.
cumartesi günü yapılacak basın bildirisine tepkisel imzemızı atıyor ve gereken demokratik mücadalanin yapılacığını beyen ediyoruz.durabeyler eğitim kültür ve yardımlaşma derneği adına mehmet kaya

Avatar
Teşekkür ederim @DURABEYLER 5 yıl önce

değerli ağabeyim, desteğin ve yorumun için ben de sana ve senin şahsında dernek üyelerine çok teşekkür ederim.

Avatar
Hüseyin EĞE-DUFAD ÜYESİ 5 yıl önce

mustafa gültekin hocam gibi ben dursunbeyliyim diyen ve önce insan diyen tüm akademisyen dursunbeylilerinde dursunbeyli "insan"larına örnek yazıları ile sahip çıkmaları gerekir. çbu konudaki yolu açtığın için teşekkürler hocamünkü akadeimsyenlerin kalemleri ve sesleri heraman daha güçlüdür.

Avatar
YANLIŞ YAZILMIŞ 5 yıl önce

sayin site yöneticisi;doçent değil, yardimci doçent mustafa gültekin olacak

Avatar
SÜLEYMAN ÖRDEK 4 yıl önce

tam zamaninda ve haklica bir değerlendirme olmuş elinize ve kalbinize sağlik...

Avatar
Palmiye yayınları 4 yıl önce


Palmiye yayınları olarak yazılarınızı makalelerinizi, denemelerinizi, romanlarınızı, hikayelerinizi, öykülerinizi, şiirlerinizi ve diğer tüm dokümanlarınızı destekli yayıncılık kapsamınsa kitaba dönüştürelim. SİZ YAZIN BİZ BASALIM YAYINLAYALIM.
Konu ile ilgili ayrıntılı bilgi için lütfen iletişime geçiniz.
İletişim bilgilerimiz:
Adres: Atatürk Cad.Gül Sok. No:13/8
GÖRÜKLE/ NİLÜFER/ BURSA
www.palmiyeyayinlari.com
bilgi@palmiyeyayinlari.com
https://www.facebook.com/palmiyeyayinlari
Tel: 0555 2915061-0539 3602045

Avatar
soner kaya 4 yıl önce

:)) ne solesen bos dursunbeyden bı cacık olmaz