Gaziantep’te "savaşın Mağdur Ettiği Kadınlar Uluslararası Paneli"

Kadın ve Demokrasi Derneği’nin (KADEM) düzenlediği "Savaşın Mağdur Ettiği Kadınlar Uluslararası Paneli" Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde ve Hasan Kalyoncu Üniversitesinin destekleri ile gerçekleştirildi.Şahin, düzenlenen...

Gaziantep’te "savaşın Mağdur Ettiği Kadınlar Uluslararası Paneli"

Kadın ve Demokrasi Derneği’nin (KADEM) düzenlediği "Savaşın Mağdur Ettiği Kadınlar Uluslararası Paneli" Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde ve Hasan Kalyoncu Üniversitesinin destekleri ile gerçekleştirildi.Şahin, düzenlenen...

11 Kasım 2014 Salı 13:10
Gaziantep’te
Kadın ve Demokrasi Derneği’nin (KADEM) düzenlediği "Savaşın Mağdur Ettiği Kadınlar Uluslararası Paneli" Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde ve Hasan Kalyoncu Üniversitesinin destekleri ile gerçekleştirildi.

Şahin, düzenlenen panelin açılışında, dünyanın savaştaki ittifakı barışta yapamadığına vurgu yaptı.Dünyanın kırmak, dökmek, savaşmak için birleştirme gücünü savaş mağdurlarında yapamadığına dikkati çeken Şahin, “İki dünya savaşı oldu ve dünya yerle bir oldu. Buradan gerekli ders çıkarılamıyor. İşte kurulan Birleşik Milletler (BM) ve Avrupa Birliği (AB) bu istikrarsızlığa son veremiyor. Oralarında kendi içerisinde reformlara ihtiyacı olduğunu görüyoruz” dedi.

Tülay Gökçimen’in yönettiği ve Suriyeli kadınların acılarını konu edinen "Haykırış" belgeselinin kısa bir bölümün de izlendiği panelde, açış konuşmasını yapan Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Yılmaz, “Öncelikle, Kadın ve Demokrasi Derneği’nin, Sayın Başkanına ve tüm üyelerine “Savaşın Mağdur Ettiği Kadınlar Paneli”ne beni davet ettikleri için Hasan Kalyoncu Üniversitesi adına teşekkürlerimi sunarım. Ülkemiz ve bölgemiz için çok önemli olan bir konunun, Gaziantep’te düzenlenen bu panelde tartışılmasından duyduğum memnuniyeti ifade ederek sözlerime başlamak istiyorum. Savaş ve çatışmaların en masum kurbanları kuşkusuz kadınlar ve çocuklardır. Politik çatışmalar ve iç hesaplaşmalar nedeniyle fiziksel, sosyal ve psikolojik olarak olumsuz etkilenen milyonlarca kadın ve çocuk yakınlarını kaybetmekte; fiziksel, duygusal ya da cinsel istismara uğramaktadır. Arap Baharı adı verilen değişim hareketi çerçevesinde Suriye’de dört yıla yakın bir süredir devam eden çatışmalar, çok fazla insanın hayatını kaybetmesine ve milyonlarca insanın yerlerinden edilmesine neden olmuştur. Suriye’de 2011 yılında başlayan protestolar iç savaşa dönüşen büyük bir trajedi halini almış ve yaşanan olaylar tüm dünyanın gözü önünde bir insanlık dramına dönüşmüştür. Yaşanan bu olaylar insan hakları ihlallerini de beraberinde getirmektedir. Bu dramın acilen ortadan kaldırılması gerekmektedir” diye konuştu.

Suriyeli kadınlar kaçış sırasında yaşadıkları travmanın sosyal ve psikolojik izlerini üzerlerinde taşırken, “sığınmacı” olmanın getirdiği yeni travmalarla yüzleşmek durumunda kaldıklarını belirten Yılmaz, “Tüm bu kaos ortamının içerisinde değinilmesi gereken en önemli noktalardan biri de savaş meydanından canlarını kurtarmak üzere kaçan savaş mağduru kadınlardır. Suriyeli kadınlar kaçış sırasında yaşadıkları travmanın sosyal ve psikolojik izlerini üzerlerinde taşırken, “sığınmacı” olmanın getirdiği yeni travmalarla yüzleşmek durumunda kalmaktadırlar. Çatışmalar uzadıkça ve katliamlar arttıkça, sivil insanlar canlarını kurtarmak için ülkelerini terk etmek zorunda kalmıştır. Bu yoğun göç dalgası hızla artarak devam etmektedir. Ülkesini terk etmek zorunda kalan Suriyeli göçmen sayısı her geçen gün artmaktadır. Bu sayıların önemli çoğunluğunu kadınlar ve çocuklar oluşturmaktadır. Suriyeli misafir sığınmacı kadınlar, tek başlarına aile reisi rolünü üstlenirken, hayatta kalma savaşı vermektedir. Her bakımdan dezavantajlı konumda olan sığınmacı kadınların korunmalarına ilişkin özel tedbirler gerekmektedir. Sözlerime son vermeden önce savaş mağduru kadınların sorunlarının gündeme gelmesi ve çözüm yollarının bulunması yönünde hazırlanan bu panelin başarılı olacağı inancı ile katkı sağlayan tüm kurumlara, panelistlere ve siz değerli katılımcılara teşekkür ediyorum. Panelin Suriye krizi ve ülkemizdeki Suriyelilerle ilgilenen tüm kurum, kuruluş ve kişilere faydalı olmasını diliyor” şeklinde konuştu.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde savaşın mağdur ettiği kadınların sorunlarına çözüm üretmek amacıyla gerçekleştirecek programa; Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun eşi Dr. Sare Davutoğlu, Birleşmiş Milletler Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü ve Birleşmiş Milletler Kadın Türkiye Temsilcisi Ms. Ingibjorg Gisladottir, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği ve Operasyonlardan Sorumlu Yüksek Komiser Yardımcısı Ms. Janet Lim ve İslam İşbirliği Teşkilatı İnsani Yardım Dairesi’nden Dr. Rami İnshasi, HKÜ Rektörü Prof. Dr. Tamer Yılmaz ve Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yavuz Coşkun, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Orhan Cemal Kalyoncu’nun eşi Reyhan Kalyoncu’ nun da aralarında bulunduğu birçok isim katıldı.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.