Çocukluğumun en güzel yazlarıydı.Ananemin evinin önündeki ayva ağacının altında,yeşil bir kilimin üstünde serinlerdim.Ellerimi başımın altına kenetler,gökyüzünü seyreder,güneşin ışıklarına inatla bakardım.Öylece  uzaklara dalar,ellerim uyuşup kilimin desenleri elime çıkıncaya dek uzanırdım.Ananem de benimle otururdu.Beş taş oynardık bazen. Çoğu zaman boynuna doladığı iple bana kazak örer,bir yandan ezberlettiği duaları okumamı isterdi.Okuyamayınca kızar,küserdi. Kardeşim ve kuzenim de vardı ama o zamanlar en yakın arkadaşım ananemdi.İlçede her sene panayır olurdu,ama ananem kalabalıkta yorulduğundan gidemezdi.Gondol,çarpışan araba,atlı karınca bir sürü oyuncak gelir, çocuklar çok eğlenirdi.Benimse o akşamlar ananemle yalnız kalıp patlamış mısır eşliğinde dizi izlemek en güzel eğlencemdi. Yorgun yüzüne bakınca  onda huzur bulduğumu anlar,arkamda kocaman bir dağ olduğunun farkına varırdım.O benim için her şeyden değerliydi.Gülüşüne ömür verilirdi.Her şeyi bilirdi,saçımı örer,bana kıyafetler dikerdi.Bana örgü örmeyi öğreten ,tüm adap kurallarını gösteren, şarkı söylemeyi ve en önemlisi Kuran’ı öğreten öğretmenimdi.Bana anlattığı masallardaki mutlu diyarları onunla ziyaret etmeyi hayal ederdim hep.Belki de çocuksu,masum ve son hayalimdi.
 
Her gün sabah annemler işe giderken beni ananeme bırakırdı.Bazen soğukta gitmek zor olurdu ama sobanın üzerindeki güğümden avucuna su doldurup yüzümü yıkadı mı,tüm üşümelerim geçer,iliklerime kadar büsbütün ısınırdım. Yengem mutfaktaki kuzine sobasının üzerinde bana yumurta pişirir, yedirirdi.Yumurtalar sapsarıydı,annemde pişirirdi ama onunki gibi lezzetli olmazdı.Onun ellerinden yediğim yağlı-reçelli ekmekleri unutamam.Kendi çocuklarından bir gün bile ayırmadı bizi.Daha sonra, mahalleye çıkan yokuşun sonunda kocaman bir meşe ağacı vardı, “palamudun dibi” denirdi; buluşma noktamızdı.Mahallenin  kadınları ve çocukları akşamüstü güneşin yakıcılığı hafif hafif dağlar ardına çekildiğinde buraya gelir,muhabbet ederdi.Şehirlerarası trenin gelişi büyük bir ses ile duyulur,uzun uzun izlenirdi. Anne ve babamın eve gelişini o yokuşun başında beklerdim.Annem saçımı okşar defalarca öperdi,onları işteyken çok özlediğimi akşamüstü sarıldığımda anlardım.Kimi zamansa ayaklarımın altına sandalye koyarak ocağa erişir, onlar gelecek diye kendimce bir şeyler pişirmeye çalışırdım.Şimdi idrak ediyorum ki; tatları çok kötüydü ama babam sanki dünyanın en lezzetli yemeğini yermiş gibi kaşıklar, beni tebrik ederdi.
 
Dünyaya yeniden gelsem  aynı anne ve babadan can bulmak isterdim.Biz kocaman sıcak bir aileyiz.Bir kış gecesi şömine başında yediden yetmişe şarkı söyler,fıkralara güleriz.Aynı derde üzülür,aynı tepkileri veririz.Ama günler geçtikçe okullar,evlilikler,idealler ayırıyor bizleri.Her bayram herkes aynı anda ananemde olamayabiliyor.Küçüktüm hatırlıyorum, pikniğe giderken üç arabaya sığamazdık.Şimdi daha da genişledik,ananem torununun çocuklarını bile  gördü,ama mesafeler yakın olmuyor artık.Büyüdüm…Kanayan,dizlerim değil artık.
 
Zaman saymaya yetişemeyeceğim kadar hızlı. Hayli sonbahar geçmiştir o günden bugüne.Nice kimseler dünyadan göçmüş,niceleri ise vücut bulmuştur.Çocukluğumu eteklerime toplamış,heybeme anıları biriktirmişim, o günleri özlüyorum. Anladım,akrep ve yelkovan düşmanıymış güzel anların.Peri kızı gece yarısı vurdu diye dönmedi mi kül kedisine? İşte harf harf döküyorum avuçlarımdan sürgülediğim hasretleri,geç olmadan.Bugünler de “Keşke büyümeseydim diyorum.”. Zamanı durdurabilseydim,kalkan olabilseydim bilip bilmediğim tüm zamanlara.Ya da Don Kişot’u olabilseydim hırçın yel değirmenlerinin.Guruba karşı dalgalanasım var deryalar gibi…Tutamıyorum zamanı,en güzel anlarda asırlarca uzatmak isterken.Bundandır hüznüm,lakin kelimelerim zamansızdır.Sevgiler gibi…Sevgiler sonsuzdur,kelimeler gibi…
 
CANIM AİLEME…
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehmet Yiğit Şahin 5 yıl önce

hocam süpersiniz ;) ;)

Avatar
nizamettin bayram 5 yıl önce

çok güzel birşey

Avatar
yusuf özdemir 5 yıl önce

güzel olmuş

Avatar
salim eryılmaz 5 yıl önce

çok güzel teşekürler hocam muhteşem

Avatar
emine yıldız 5 yıl önce

öğretmenim çoçukluğunuzu çok güzel anlatmışınız öğretmenim bilgisayar dersindeyiz okuyoruz

Avatar
Şahin GÜLTEKİN 5 yıl önce

içinde bir de dayım kelimesi geçseymiş dört dörtlük olurmuş ya neyse. şaka bir yana beni de eskilere götürdün be yeğen. duygu yüklü bir yazı olmuş yüreğine sağlık

Avatar
ÖZGE CAN KURU @Şahin GÜLTEKİN 5 yıl önce

"dayim ve ben harikalar diyarinda" adli eser bir sonraki yazi dizisinde:)

Avatar
Mustafa Avcı 5 yıl önce

güzel çok beğendim hocam çok güzel