Grü Rektörü Attar: “nijerya’da Kaçırılan 200 Kız Çocuğu Bir An Önce Annelerine Kavuşturulmalı”

Giresun Üniversitesi tarafından düzenlenen, II. Uluslararası Kadın Sempozyumu sonuç bildirisini okuyan Rektör Aygün Attar, “Nijerya’da bir terör örgütü tarafından kaçırılan 200’den fazla kız çocuğunun bir an önce annelerine kavuşmasını...

Grü Rektörü Attar: “nijerya’da Kaçırılan 200 Kız Çocuğu Bir An Önce Annelerine Kavuşturulmalı”

Giresun Üniversitesi tarafından düzenlenen, II. Uluslararası Kadın Sempozyumu sonuç bildirisini okuyan Rektör Aygün Attar, “Nijerya’da bir terör örgütü tarafından kaçırılan 200’den fazla kız çocuğunun bir an önce annelerine kavuşmasını...

09 Mayıs 2014 Cuma 21:18
Grü Rektörü Attar: “nijerya’da Kaçırılan 200 Kız Çocuğu Bir An Önce Annelerine Kavuşturulmalı”
Giresun Üniversitesi tarafından düzenlenen, II. Uluslararası Kadın Sempozyumu sonuç bildirisini okuyan Rektör Aygün Attar, “Nijerya’da bir terör örgütü tarafından kaçırılan 200’den fazla kız çocuğunun bir an önce annelerine kavuşmasını talep ediyorum” dedi.

Dün başlayan ve bugün yapılan oturumların ardından sona eren ‘Toplumsal ve Siyasal Hayatta Kadın’ konusunun işlendiği, II. Uluslararası Kadın Sempozyumu kapanış töreni Giresun Üniversitesi Rektörlük konferans salonunda yapıldı.

Kapanış programı, doğuştan spastik engelli olan Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksek Okulu Öğrencisi Naim Öztürk’ün annesi Münevver Öztürk’e Rektör Aygün Attar tarafından yılın annesi olarak plaket takdim edilmesi, fotoğraf yarışmasında dereceye giren öğrencilere hediyelerinin verilmesi ve Sanat Çalıştayı’na katılan ressamlara katılım teşekkür belgelerinin verilmesiyle başlandı.

Sempozyum sonuç bildirgesi öncesinde kapanış konuşması yapan Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aygün Attar, “Giresun Üniversitesi genç bir üniversite olarak son iki yıldır hem bölgesel hem de uluslararası alanda yoğun biçimde çalışmalar sürdürmektedir. Nihai hedefimiz ise hiç şüphesiz üniversitemizi bölgesel düzeyde sözü geçen bir bilim merkezi haline getirmektir. Biz, genç bir üniversite olarak iki yıldır kadın-erkek fırsat eşitliği alanında yoğun biçimde çalışmalar sürdürüyoruz. Bu yıl ikincisini gerçekleştirdiğimiz ‘Uluslararası Kadın Sempozyumu ve Sanat Çalıştayı’nda cinsiyet ayrımının tam karşısında durmak için eğitim ve sağlık gibi temel hakların ve özgürlüklerin birer yaşam hakkı olduğunu aktarmak için dünyada cinsiyetler arası eşitlik konusunda etkin biçimde çalışan, düşünen ve üreten kadın araştırma merkezleri ile birlikte 8-9-10 Mayıs 2014 tarihlerinde çok boyutlu ve geniş kapsamlı bir konferans düzenledik. Dünyanın dört bir yanından toplam 30 ülkeden gelen yaklaşık 60 katılımcı akademisyen; hukuki, sosyal, ekonomik ve kültürel boyutlarıyla kadın sorunlarını tartıştılar. Tüm katılımcılara, emeği geçen üniversitemiz personellerine ve düzenleme komitesine çok teşekkür ediyor, hepsini tebrik ediyorum” dedi.

“II. ULUSLARARASI KADIN SEMPOZYUMU VE SANAT ÇALIŞTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ”

Kapanış konuşmasının ardından II.Uluslararası Kadın Sempozyumu ve Sanat Çalıştayı Sonuç Bildirgesini okuyan Rektör Aygün Attar, “Gördük ki, Asya’dan Afrika’ya ve Amerika’ya kadar bütün kadınlar değişen boyutlarda ve oranlarda birçok sorun yaşamaktadırlar. Bütün bu sorunların kaynağı kadının biyolojik farklılığına dayandırılan ikincil konumudur, yani toplumsal cinsiyet eşitsizliğidir. Bu sempozyumda konuşmacıların sunumları doğrultusunda beliren sorun alanları şöyle özetleyebiliriz: Kadınlar, erkeklerden, kamusal alanlarda açık bir şekilde şiddet gördükleri gibi, ev içinde de örtük bir şekilde şiddet görmektedirler. Kadına şiddeti önlemeye yönelik yasalar yapılmasına rağmen bu şiddet engellenememektedir. Kadınlar eğitim, siyaset ve ekonomi gibi kurumlarda erkeklerle eşit oranlarda yer alamamaktadırlar. Birçok meslek dalı erkek hakimiyetinde olduğu için bu mesleklerde yer alan kadınlar ayrımcılık ve iş yerinde psikolojik şiddete maruz kalmaktadırlar.

Bu sorunların çözümüne yönelik ne türden fikirler üretebiliriz ve bunlardan ne tür eylem planları hazırlayabiliriz diye düşündüğümüzde şunları söyleyebiliriz: Öncelikle toplumsal eşitsizlik meselesinin sadece kadınları ilgilendiren bir mesele olmadığını, siyasi, ekonomik, toplumsal ve hatta psikolojik bir sürü arazlara neden olabilecek kadar geniş kapsamlı bir mesele olduğunu kabul etmemiz gerekir. Fakat toplumsal cinsiyet eşitliği kurumlarda kadın ve erkekler arasında sayısal eşitliği sağlamakla halledilebilecek bir mesele de değildir. Çünkü bir kurumda kadın çalışanın oranı erkekle aynı olsa bile, eğer kadınlar içselleştirilmiş bir erkek egemen zihniyetine sahiplerse bu eşitliğin faydası sorgulanır hale gelir. Arzuladığımız şey sadece sayısal eşitlik değil, iki cinsiyetin kendi farklılıklarını kabulündeki eşitliktir. Yani bir kadın erkek hakimiyetinin olduğu bir meslekte erkek zihniyetine sahip olarak var olmak zorunda kalmamalıdır. Binyıl kalkınma hedeflerine ulaşılması için belirlenen 2015 yılının ardından ne gibi adımlar atılabileceğine yönelik tartışmalar Birleşmiş Milletler ve akademik çevrelerde şimdiden konuşulmaktadır. Birçok ülkenin 2015 yılı itibarıyla binyıl kalkınma hedeflerine ulaşamayacağı açıkça görülmektedir. Bu bağlamda, isim ve içeriğinde değişikliklere gidilse dahi kalkınma hedeflerinin geçerliliğini koruyacağı ortadadır. Özellikle açlıkla mücadele, temel eğitim ve sağlık hedeflerinin kısa vadede yakalanmasının mümkün olmadığı görülmektedir. Kadının güçlenmesi bütün kalkınma hedeflerinin merkezindedir” dedi.

Sempozyuma Batı Afrika’dan katılan Kanada Alberta Üniversitesi’nden Philomina Okeke sempozyumu değerlendirerek şunları söyledi:

“Çalışmalarımın birçoğu Afrika’daki cinsiyet çalışmalarına odaklı. Bu sempozyuma çağrılıp katıldığım içinde gurur ve onur duyuyorum. Gelişmekte olan bir ülkenin katılımcısı olarak bu tarz deneyimleri dinlediğimde her zaman çok mutlu oluyorum çünkü inanılmaz bir deneyim oluyor bizim için. Giresun Üniversitesi çok önemli bir rol oynadı, yeni bir üniversite olarak, kadın çalışmaları alanında çok iyi bir profil sergiledi. Bizler dünyanın farklı ülkelerinden geldik, burada neler olduğunu gördük öğrendik. Yeniden gelmeyi de ümit ediyoruz. Üç tane amaca ulaştık. Bir araya geldik, konuştuk, uzun vadede neler yapabileceğimizi tartıştık, öğrencilerle de karşılıklı etkileşimde bulunduk, neler çalışabileceklerini görüştük ve bilgilerimizi paylaştık. Ürettiğimiz bu çalışmalar Giresun Üniversitesi tarafından da yayınlanacak. Başta çok cesur bir kadın olan Giresun Üniversitesi Rektörü Aygün Attar’a ve Giresun Üniversitesi’ne düzenledikleri bu sempozyumdan dolayı çok teşekkür ediyorum” dedi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.