Hanefi Bostan: "atatürk Silueti Ve T.c. İçin Danıştay’a Başvurduk"

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen İstanbul İl Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, "Devlet nişanından çıkarılan Atatürk silueti ve T.C. için Danıştay’a başvurduk” dedi.Devlet Nişanları ve verilme usullerini yeniden düzenleyen...

Hanefi Bostan: "atatürk Silueti Ve T.c. İçin Danıştay’a Başvurduk"

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen İstanbul İl Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, "Devlet nişanından çıkarılan Atatürk silueti ve T.C. için Danıştay’a başvurduk” dedi.Devlet Nişanları ve verilme usullerini yeniden düzenleyen...

08 Kasım 2013 Cuma 21:06
Hanefi Bostan:
Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen İstanbul İl Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, "Devlet nişanından çıkarılan Atatürk silueti ve T.C. için Danıştay’a başvurduk” dedi.

Devlet Nişanları ve verilme usullerini yeniden düzenleyen yönetmelikte yapılan değişiklikle, nişanlarda yer alan Atatürk silueti ve T.C. yazısının kaldırıldığını belirten Bostan, “Türkiye Kamu-Sen olarak yapılan bu düzenlemenin yürütmesinin durdurulması ve iptali talebi doğrultusunda Danıştay’a başvuruda bulunduk” dedi.

Milletin değerlerine ilişkin politikalara sessiz kalmayacaklarını ifade eden Bostan, “Türk milletinin değerlerine karşı bilinçli bir şekilde yürütülen politikalara sessiz kalmamız mümkün değildir. T.C. ibaresi, Atatürk resmi, Andımız gibi bu milletin değerleriyle oynayanları hem tarih hem de bu millet affetmeyecektir. Andımızın yasaklanmasının, milli bayramlarımızın sönük birer anma toplantılarına dönüştürülmesinin, sözde demokratik açılım yalanı ile milli değerlerimizin yok edilmesinin sonunda terör örgütünün taleplerinin bir parçası olarak hayata geçirilen bir başka uygulama da Devlet nişanlarında yer alan T.C. ibaresinin ve Atatürk siluetinin kaldırılması, kabul edilebilir bir durum değildir.

Yürütmenin başındaki iktidarın, milli kimliğimizi yok etme amacındaki düzenleme girişimlerine karşı yasama organının üzerine düşen görevi yerine getirmesi bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu bakımdan milli kimliğimizin yok edilmesi noktasında gerçekleştirilen yasal düzenlemelerin yargıdan döneceğine inanıyoruz. Bu çerçevede Devlet Nişanından Atatürk siluetinin ve T.C. ibaresinin çıkarılmasını da yargıya taşımış bulunuyoruz. Umudumuz, yargı organının milli değerlerimize sahip çıkması ve gerçekleştirilmek istenilen bu ucube uygulamaya engel olması yönündedir” diye konuştu.

Yürütmenin durdurulması için Danıştay’a başvurduklarını belirten Bostan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye Kamu-Sen olarak, Danıştay Başkanlığı’na yaptığımız yürütmeyi durdurma ve iptal başvurusu ve gerekçesi aşağıdaki gibidir:

05.11.2013 Tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Devlet Madalya ve Nişanları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin; genel yönetmeliğin 6. Maddesinin A)Devlet Nişanı başlıklı kısmının c bendinde, B) Cumhuriyet Nişanı başlıklı kısmının c ve e bentlerinde, C)Liyakat Nişanı başlıklı kısmının c ve e bentlerinde, T.C ile Atatürk kabartması ibaresine yer vermeksizin eksik düzenleme yapan; 1. Maddesi ile 3. Maddesinin öncelikli olarak yürütmesinin durdurulması ve bilahare iptali talebinden ibarettir.

İptal davasına konu yönetmelik değişikliği ile; devlet nişanı, cumhuriyet nişanı, liyakat nişanı olarak ifade edilen ve ülkemizin itibarını göstermek üzere; yabancı ülke devlet başkanlarına, başbakanlarına, İlim ve sanatta Türkiye Cumhuriyetinin uluslararası alanda tanıtılması ve yüceltilmesini sağlayan yabancı kişilere verilen nişanlardan, devletimizi ifade eden T.C İbaresi ile Atatürk silueti çıkarılmıştır. Hiçbir hukuksal gerekçeye dayanmayan iptal davasına konu işlem açıkça hukuka aykırıdır.

Anayasanın 1. Maddesinde; “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir”. İbaresine yer verilmiş, Anayasa metnine, dahil ve ayrılmaz parçası niteliğindeki başlangıç kısmında ise;“Türk Vatanı ve Milletinin ebedi varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü belirleyen bu Anayasa, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman Atatürk’ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve onun inkılap ve ilkeleri doğrultusunda;

Dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak, Türkiye Cumhuriyetinin ebedi varlığı, refahı, maddi ve manevi mutluluğu ile çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmi yönünde;

Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı;

Kuvvetler ayrımının, Devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medeni bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda bulunduğu;

Hiçbir faaliyetin Türk milli menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihi ve manevi değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılapları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği ve laiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının, Devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı;

Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak milli kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu;

Topluca Türk vatandaşlarının milli gurur ve iftiharlarda, milli sevinç ve kederlerde, milli varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet hayatının her türlü tecellisinde ortak olduğu, birbirinin hak ve hürriyetlerine kesin saygı, karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla ve “Yurtta sulh, cihanda sulh” arzu ve inancı içinde, huzurlu bir hayat talebine hakları bulunduğu;

Fikir, inanç ve kararıyla anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu yönde saygı ve mutlak sadakatle yorumlanıp uygulanmak üzere. Türk milleti tarafından, demokrasiye aşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi olunur.

Hükmüne yer verilerek Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş felsefesi ve kurucusunun Atatürk olduğu tüm dünyaya ilan edilmiştir. Devletimizin temel dinamiklerinin tüm dünyaya ilanına ve günümüze kadar bu konuda sarsılmaz bir inanç içerisinde demokrasimizi belirlenen ilkeler çerçevesinde bu günlere getirmemize rağmen, sınırlı sayıdaki yabancı kişilere hizmetleri karşılığında verilen nişanlardan Türkiye Cumhuriyeti kısaltmasının Atatürk kabartmalarının çıkarılmasının hiçbir izahı bulunmamaktadır. Dünyanın her yerinde bu tür nişanlar ülke kurucusunun adı, kabartması, ülke adını içerir şekilde düzenlenmekte, verildiği ülkenin itibarını göstermek üzere ilgililere en üst düzeyde takdim edilmektedir. Menşei ve önemi bakımından ilgilisine gurur veren bu tür nişanların verilen ülkeyi tanımlaması, bütünü ile temsil etmesi zorunluluk içermektedir. Bu bağlamda yönetim biçiminin isim olarak ifade edilmesinin, devleti büyük meşakkatler içerisinde bağımsızlığa kavuşturan devlet kurucusunun kabartmasının nişanlarda bulunmasının hiçbir kimseye zararı bulunmamaktadır.”

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen İstanbul İl Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, “Ayrıca; idari işlemin unsurları bakımından yapılan düzenleme ile, neyin amaçlandığı kamu hizmetine ne gibi bir faydanın öngörüldüğünü anlamak mümkün değildir. Davalı idarenin ve yürütme içerisindeki bazı organlarının Ziraat Bankası tabelalarından T.C kısaltmasının çıkarılması, öğrenci andımızın anayasada düzenlenen temel ilkelere rağmen Türk ibaresi taşıması nedeniyle, daha önce verilen yargı kararları dikkate alınmaksızın kaldırılması gibi yaptığı işlemler, iptal davasına konu düzenlemede olduğu gibi, hukuka uygun olmayan düzenlemelerin tekrarlanarak yapıldığının bir göstergesidir. Demokratikleşme paketi öncesi ve sonrası geliştirilen bu işlemlerde, Türk ifadesi üzerinden bir takım tasarrufların yapıldığı gözlemlenmektedir. Türk, Türkiye Cumhuriyeti gibi ifadeler Cumhuriyetimiz ile özdeşleşmiş, Anayasal anlam kazanmış ifadelerdir. Türk kelimesinin ırksal bir söylem olmadığı, Anayasanın Türk Vatandaşlığı başlıklı 66. Maddesinde ; “Türk Devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes Türktür” hükmü ile ifade edilmiş, Danıştay 8. Dairesinin 2009/06614E-2011/982K sayılı kararında “Türk” kelimesi bir ırkın değil, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayan dili, ırkı, rengi, cinsiyeti, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi ne olursa olsun tüm vatandaşların bir araya gelerek oluşturdukları ve herkesi kapsayan ve kucaklayan milletin ortak adıdır. Buna rağmen gururla ifade edilen bu temel kavramların devletin itibarını temsil eden nişanlardan çıkarılmasının izahı bulunmamaktadır. Davalı idarenin iptal davasına konu düzenleyici işlemin Anayasal bir dayanağı bulunmamaktadır. Bu yönüyle normlar hiyerarşisi olarak adlandırılan ve yasal düzenlemeleri kademeli olarak bir birine aykırı olmaması gerekçesine dayanan idarenin temel ilkesine aykırıdır.”

Yönetmeliğin hükümlere aykırı düzenlendiğini savunan Bostan, “İptal davasına konu yönetmelik hükümleri ile; anayasada belirtilen hükümlere aykırı olarak düzenleme yapılmış, Türkiye Cumhuriyetinin kısaltması olan T.C ve Atatürk ibaresinin önemini kavramış ve ülkemizin itibarını temsil eden nişanlarda devamının gerekliğine inanan kesim bakımından telafisi güç zararlar oluşacaktır. Kısaca iptal davası bakımından 2577 sayılı kanunun yürütmeyi durdurma için aradığı şartlar gerçekleşmiştir. 05.11.2013 Tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Devlet Madalya ve Nişanları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin; genel yönetmeliğin 6. Maddesinin A)Devlet Nişanı başlıklı kısmının c bendinde, B) Cumhuriyet Nişanı başlıklı kısmının c ve e bentlerinde, C)Liyakat Nişanı başlıklı kısmının c ve e bentlerinde, T.C ile Atatürk kabartması ibaresine yer vermeksizin eksik düzenleme yapan; 1. Maddesi ile 3. Maddesinin öncelikli olarak yürütmesinin durdurulması ve bilahare iptali arz ve talep edilmiştir” diye konuştu.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.