Başbakakan Erdoğan'nın Sit İsyanı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Rize, İkizdere'de 22 hidroelektrik santralinin yapılacağı bölgenin Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından doğal SİT alanı ilan edilmesine tepki gösterdir.

Başbakakan Erdoğan'nın Sit İsyanı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Rize, İkizdere'de 22 hidroelektrik santralinin yapılacağı bölgenin Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından doğal SİT alanı ilan edilmesine tepki gösterdir.

23 Ekim 2010 Cumartesi 16:00
Başbakakan Erdoğan'nın Sit İsyanı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Rize, İkizdere'de 22 hidroelektrik santralinin yapılacağı bölgenin Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından doğal SİT alanı ilan edilmesine tepki göstererek, "Bugüne kadar neredeydiniz, niçin oraları bugüne kadar SİT alanı ilan etmediniz? Bu haritaları siz yapacaksınız ve üzerinde çalışacaksınız. Bu ülkede hep, 'Su akar, Türk bakar' mantığıyla suya yaklaştık, öyle bakmayalım istiyoruz. Artık, 'Su akar, Türk yapar' demeye başladık ama önümüz kesiliyor" dedi.

Başbakan Erdoğan, 19,5 milyon New York'un, Afrika'da 790 milyon kişinin tükettiği kadar elektriği kullandığını, bu adaletsizliğe haykırdıklarını ifade ederek, "Bunu söylediğimiz için eksen kayması etiketleri yapıştırılıyor. Yeryüzündeki bu eşitsizliği haykırmaya devam edeceğiz. Bizim eksen kaymasıyla ilgimiz yok, doğu için de batı için de aynı şeyleri söyleriz" diye konuştu.

Bandırma'da, Sabancı Grubu tarafından 550 milyon euroya 2 yılda yaptırılan ve yılda 7 milyar kilovat saat elektrik üretecek doğalgaz çevirim santralini açan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin 7 yılda ortalama yüzde 4,3'lük büyümesinin enerji talebine de yansıdığını ifade ederek, "Bu büyüme, enerjiye olan talebi de aynı oranda artırmaktadır. 2002 sonunda elektrik enerjisinden Türkiye'nin kurulu gücü 32 bin megavat idi. Şu anda kurulu gücü 47 bin 700 megavattır. 2002 sonunda 131 milyar kilovat saat tüketim varken, 2009 sonunda 198 milyar kilovat saat olarak gerçekleşti. 2010 sonu tahmini ise 209 milyar kilovat saattir. Enerji sektöründe 25 milyar dolarlık yatırım yapıldı. Büyüyen ekonominin ihtiyacı, büyüyen enerji arzıyla karşılanıyor. Türkiye şu anda kurulu güç itibariyle Avrupa'da 6. sırada bulunuyor. 2020 yılına kadar elektrik talebinin iki katına çıkacağını tahmin ediyoruz. Bu da sektörde yıllık ortalama yüzde 6'lık büyüme gerektiriyor. Bu oranlarla 2020 yılında inşallah Türkiye Avrupa'nın 3. en büyük kurulu gücüne sahip olacak. Türkiye petrol zengini bir ülke değil, Türkiye doğalgaz zengini bir ülke değil, akarsularımız itibariyle Türkiye dünyada çok çok avantajlı bir konumda bulunmuyor. Bazıları su itibarıyla zenginiz. Hayır çok zengin değiliz, böyle bir şey yok" dedi.

"ÖYLE GÜNLER GELECEK Kİ SU İHTİYAÇ ARZ EDECEK"
Türkiye'nin bir su ülkesi olmadığını anlatan Başbakan Erdoğan, "Bizim su noktasında atmamız gereken başka adımlar da var. İçme, kullanma suyu ayrımını yapmak suretiyle, kullanma suyunda çalışmaları yoğunlaştırıp, 3-4-5 kez, hatta bazı ülkelerde olduğu gibi 7 kez geri dönüşüm sağlamak suretiyle sudaki verimliliği artırmamız gerekiyor ki, içme suyunda rahat bir dönemi yakalayalım. Öyle günlere geleceğiz ki, artık su bizim için farklı bir şekilde ihtiyaç arzedecek. Onu bulamaz hale de geleceğiz. Park bahçeleri içme suyuyla sulamayalım, araba yıkamayalım. Bunlardan her geçen gün vazgeçmemiz gerekiyor. Bunları bir mazeret olarak anlatmıyorum. Sorumluluk mevkiinde olanların tedbirlerini alması gerekiyor. Elimizi kolumuzu bağlayarak tepkisiz kalma lüksüne sahip değiliz" diye konuştu.

"ÖNÜMÜZÜ KESİYORLAR"
Başbakan Erdoğan, Rize İkizdere'de 22 hidroelektrik santrali yapılacak bölgenin SİT alanı ilan edildiğini hatırlatarak, "Değerli arkadaşım, bugüne kadar neredeydin? Bugüne kadar niçin oraları SİT alanı ilan etmediniz de, HES alanı çalışması başlayınca kalktınız SİT alanı ilan ediyorsunuz? Bu haritaları siz yapacaksınız, bunun üzerinde siz çalışacaksınız. Bizler bu ülkede, 'Su akar, Türk bakar' mantığıyla suya yaklaştık. Artık böyle bakmayalım istiyoruz. Artık, 'Su akar, Türk yapar' demeye" başladık.
Şimdi de önümüz kesiliyor. Bu sularımız denizlere boşuna akıp gitmesin, bunlardan hep birlikte istifade edelim. Bunu tamamen popülist bir şekilde ele alalım demiyorum. "Doğayı tahrip edelim" demiyorum ama Allah aklı, bilimi, bilgiyi, bu noktada araştırmayı bize emrediyor. Biz bunları yapmalıyız. Aklı en güzel şekilde kullanmalıyız. Bunun üzerinde yapacağımız çalışmalarla bütün bu sulardan istifade ederken, tabii ki derelerimizi de kurutmayacağız. Bunun da çalışmalarını ayrıca yapacağız" diye konuştu.

"TÜRKİYE'Yİ ENERJİ ÜSSÜ YAPIYORUZ"
Türkiye'nin enerji kaynakları kıt olsa da ülkeyi bir enerji üssüne dönüştürme imkanı olduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:"8 yılda bu konuda çok ciddi mesafe katettik. Hem ülkemizde hem dünyada kabul edilir hale getirdik. Baştan Bakü-Tiflis-Ceyhan olmak üzere uluslararası ölçekte projeleri başarıyla tamamladık. Orta Asya ve Ortadoğu'nun doğal kaynaklarını Avrupa'ya aktarmak için önemli projeler yürütülüyor. Kilit ülke olma yolunda kararlılık yürütüyoruz. Enerji üretiminde artık farklı kaynaklara da yönelmeye başladık. Rüzgar ve güneş enerjisi, nükleer enerjide önemli adımlar atıyoruz. Rusya ile hükümetler arası nükleer enerji adımını attık. Türkiye, elektrik sisteminin Avrupa elektrik sistemine bağlanması denemelerini başlattı. Bir yılda tamamlayıp Avrupa elektrik sistemine entegre olunacak. Tam üye olmayı hedefliyoruz. Bu ilerlemeye rağmen AB müzakerelerinde halen enerji faslının açılmamış olması da son derece manidardır. Her zaman söylüyorum, AB içinde bazı liderler ne yazık ki ciddi bir vizyon eksikliği içindeler. Bunun faturasını da kendi halklarına, Avrupa'ya ödetmek zorunda kalıyorlar. Türkiye'nin tek başına enerji sektöründeki yeri ve önemi bile Avrupa Birliği için hayati önemde ortak konumuna yükseltiyor. İster görsünler, ister görmesinler, biz üzerimize düşene yaptık, yapıyoruz. Enerjide Avrupa Birliği standartlarını yakalamak için yatırım ve düzenlemeleri gerçekleştiriyoruz. Tüm Avrupa Birliği üyelerine şunu söylüyoruz, "Biz tüm topraklarımızı bir transit ülke olarak açıyoruz. Her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu söylüyoruz. Ama bu konuda üç başlık var, Tedarik, transit ve tüketim olayı var. Biz tedarikçi bir ülke değiliz. Petrol ülkesi değiliz, ama tedarike de her türlü desteği vermeye hazırız. Transitte şu anda en önemli ülke konumundayız, doğudan batıya bakıldığında bin 400 kilometrelik bir bölge bizde. Tek ülke olması hasebiyle önem arz ediyoruz. Tüketici olarak da önem arz ediyoruz, bir taraftan da sıkıntısını yaşıyoruz."

"ADALET KONUSUNDA HAYKIRIYORUZ, FARKLI ETİKET YAPIŞTIRIYORLAR"
Yunanistan'daki iklim değişikliği zirvesinde de dayanışma içinde olmayı anlattığını hatırlatan Başbakan Erdoğan, adalet konusunda dünyaya haykırdıklarını, bu yüzden farklı etiket yapıştırıldığını ifade ederek, "Şu anda dünyada elektrik enerjisine ulaşamayan, elektriği kullanamayan 1,4 milyar kişilik nüfus bulunuyor. Bu korkunç bir tabloyu ortaya koyuyor. Newyork, 19,5 milyon nüfusuyla, Güney Afrika hariç, sahra altı Afrika'sındaki 790 milyon kişinin tükettiği kadar elektrik tüketiyor. Bu kadar korkunç bir tablo var. Türkiye olarak çığlığımız bu acı manzaranın değişmesi içindir. Her platformda bu tablonun adil olmadığını, en önemlisi de sürdürülebilir olmadığını ifade ediyoruz. Bu ve benzeri konuları özellikle de adalet konusunu, hakça paylaşım konusunu ısrarla dile getirdiğimiz için bize farklı etiketler yapıştırmak isteyenler oluyor. "Eksen kayması, yön değiştirme, batıya ters dönme ve sırtını dönme" eleştirileri var. Bizim bunlarla ilgimiz yok. Gündemimizde bu konular yok. Ama biz yeryüzündeki bu eşitsizliğe artık dur denilmesi gerektiğini, bu tablonun tersine çevrilmesi için çaba harcandığını söylüyoruz. Bunu da doğu için dert ettiğimiz için batı için de dert edinerek söylüyoruz. Bu sorunlar sadece bizim değil, çözümleri ortak olan sorunlar olduğu için ısrarla söylüyoruz, söylemeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

BAŞBAKAN'DAN SABANCI GRUBU'NA ÖVGÜ
Başbakan Erdoğan, Bandırma'da 1200 işçinin çalışıp 2 yılda 550 milyon euroya yaptırılan doğalgaz çevrim santralinin Türkiye'nin elektrik ihtiyacının yüzde 3,3'ünü üreteceğini kaydederek, "Bu tesisin 2 yılda bitirilmesi çok anlamlıdır. Bundan dolayı da yöneticisinden mühendisine, işçisine kadar her kademedeki arkadaşlarımı huzurlarınızda tebrik ediyorum. Bu inanç, azim, kararlılık meselesidir. İşte bu tesisin inşaat faaliyetleri, 1 Ağustos 2008'de başlamıştı. İnşaatın başlamasından bir ay sonra ABD merkezli küresel kriz ortaya çıktı. Bu kriz, tüm dünyada yatırım projelerini olumsuz yönde etkiledi. Burada iki grup bu krize aldırış etmediler. Bu krizi fırsata dönüştürmenin adımlarını attılar. Türkiye'nin ekonomi politikalarına, mali disipline tam anlamıyla güvenerek örnek bir umut yolculuğuna çıktılar. İşte bu 550 milyon euro tutarındaki yatırımı Türkiye'ye kazandırdılar. 7 milyar kilovat saat elektrik üretecek Türkiye'nin toplam üretiminin yüzde 3,3'ünü karşılayacak bu tesis, modern yapısı, çevreye duyarlı üretimi ve yüzde 59'a ulaşan çevrim oranıyla büyük bir tesis olmanın yanında örnek tesis olmanın özelliklerini taşıyor. Ayrıca bu eserin inşaası sırasında bin 200 kişi çalıştı. Çalışanlar da büyük oranda Bandırma, Balıkesir'den istihdam edildi. Enerjisa'nın en az santrali kadar değerli bir eseri için de şükranlarımı iletmek istiyorum Enerjisa Bandırma Fen Lisesi ve yurt binaları da tamamlandı. Hizmet vermeye başladı. Enerji alanında ve eğitim alanındaki yatırımları sosyal sorumluluk projelerinden dolayı kutluyorum" diye konuştu.

Enerji Bakanı Taner Yıldız ise, törende yaptığı konuşmada, "Doğalgaz ve petrolün ithalatta payını düşürmeye çalışıyoruz. Bir yandan bunların yerli kaynaklar olması için çalışıyoruz. Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu, Rize'de İkizdere Havzası'nda 22 tane projemizin bulunduğu bölgeyi sit alanı ilan etti. Doğalgaz aldığımız ülkeler için hayırlı olsun, buradan üretemediğimiz elektrik 500 milyon metreküp civarında. Bizim 5 ayrı ülkeden daha fazla doğalgazı almamıza sebep olacak. Biz, yenilenebilir ve yerli
kaynaklarla beraber, rüzgarı, suyu, jeotermali ve yerli kaynaklarımızı 2023 yılına kadar harekete geçirmiş olacağız. Yerli kömür kaynaklarımızı kullanacağız" dedi.

"BU PROJE ENERJİ GRUBUMUZUN KENDİSİNİ İSPAT PROJESİDİR"
Güler Sabancı, yaptığı konuşmada, "Bandırma'daki bu proje enerji grubumuzun kendisini ispat projesidir. Türkiye'de rekabetçi serbest piyasanın bütün kurum ve kurallarıyla işleyeceğine olan inancımız tam. Bu santral ülkemizin herhangi bir alım garantisi olmaksızın sadece rekabetçi piyasa yapısına duyulan güvene dayanarak devreye alınan en büyük santraldir. Çevreye ulumlu olan EnerjiSa Bandırma Santrali, elektrik enerjisi sektöründeki iddiamızın somut bir göstergesidir. EnerjiSa grubu entegre hizmetleriyle Türkiye elektrik pazarının lideri olmayı ve 2015 yılında minimum 5 bin megavat kurulu gücüyle elektrik piyasasında yüzde 10 pazar payına ve 6 milyonu aşkın müşteriye ulaşmayı hedeflemektedir" ifadelerini kullandı.

Başbakan'ın konuşmasının ardından çevrim santralinin açılışı kurdele kesilerek yapıldı. Açılışa Başbakan Erdoğan'ın yanı sıra Enerji Bakanı Taner Yıldız, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Balıkesir milletvekilleri, EPDK Başkanı Hasan Köktaş ile çok sayıda davetli katıldı. Erdoğan, daha sonra Güler Sabancı ile beraber tesisi gezdi.
Son Güncelleme: 23.10.2010 16:00
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
serkan 8 yıl önce

sade konuş...