Anadolu Ve Tabiat Parkları İçin Toplandılar

Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde, 29 Aralık 2010 tarih ve 6094 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynakları Kanunu’nda yapılan son değişikliklerin ülke genelinde milli park, tabiat parkları gibi koruma alanlarının yanı sıra, doğal sit alanlarında elektrik üretim tesisleri kurulabilmesine olanak sağlamasını öngörmesinin söz konusu alanlar için ciddi tehdit oluşturduğunu düşünenler bir araya gelerek basın açıklaması yaptı.

Anadolu Ve Tabiat Parkları İçin Toplandılar

Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde, 29 Aralık 2010 tarih ve 6094 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynakları Kanunu’nda yapılan son değişikliklerin ülke genelinde milli park, tabiat parkları gibi koruma alanlarının yanı sıra, doğal sit alanlarında elektrik üretim tesisleri kurulabilmesine olanak sağlamasını öngörmesinin söz konusu alanlar için ciddi tehdit oluşturduğunu düşünenler bir araya gelerek basın açıklaması yaptı.

30 Ocak 2011 Pazar 17:22
Anadolu Ve Tabiat Parkları İçin Toplandılar

Ayvalık’ın tarihi ve doğal güzellikleriyle dünyaca ünlü Cunda Adası’nın simgesi olarak kabul edilen ‘Taş Kahve’ önünde toplanan Ayvalık Adaları Tabiat Parkı Platformu üyesi 23 Sivil Toplum Kuruluşunun temsilcilerinden oluşan yaklaşık 200 kişilik gurup, tasarı halindeki Tabiat ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu hakkında sert açıklamalarda bulundu. Ayvalık’a bağlı Cunda Adası’nda faaliyet gösteren, Patriça Ada Derneği üyesi Hasan Tosya tarafından seslendirilen açıklamada, “Bizler bugün burada çocuklarımıza ve gelecek nesillere karşı sorumluluk bilinciyle; doğa için, zeytin için, çiçekler, böcekler, arılar uğruna, kuşlar, balıklar, denizler aşkına, kısacası yaşamak ve yaşatmak için, Ayvalık Adaları Tabiat Parkını vermeyeceğimizi haykırmak için bir araya geldik. 29 Aralık 2010’da 6094 sayılı yenilenebilir Enerji Kaynakları Kanunu’nda yapılan son değişiklikle milli park, tabiat parkı gibi koruma alanları ve doğal sit alanlarında elektrik üretim tesisleri kurulabilecek olması Türkiye geneli ve Ayvalık Adaları Tabiat Parkı için tehdit oluşturuyor. TBMM’nden sessiz sedasız geçen bu kanun değişikliği Cumhurbaşkanı’nın önünde imza için bekliyor. Bu yeni enerji yasasıyla; Cunda’da rüzgâr tribünlerinin kurulması istenen yerlerin doğal sit ve mutlak koruma alanı bölgesinde olduğu için anıtlar kurulundan izin, belediye meclisinden onay alamayan şirketlerin önündeki engeller kaldırılıyor” denildi.

Ayvalık Belediyesi tarafından kurulmak istenen rüzgâr enerji santraline izin verilmezken ilçeye bağlı adaların özel şirketlere peşkeş çekilmek istenildiğinin vurgulandığı açıklamada, “Maden Adamızda bir maden şirketi tarafından hidrojen sülfür gazı çıkarmak için ruhsat alındı bile. Başka bir maden şirketinin adada 21 tane maden çıkarma ruhsatı, yedi ayrı yerde rüzgâr santrali ruhsatı olduğunu biliyoruz. Tüm bunlara rağmen tekrar haykırıyoruz; Tabiat Parkımızı vermeyeceğiz.

Onlarca yıldır hiçbir yasaya ihtiyaç duymadan yaşadığınız alanları korudunuz. Sizler, kendinize ait mülkler içinde küçük değişiklikler yapmaya kalkıştığınızda ağır cezada yargılandınız ve birçoğunuz hala yargılanmaktasınız. Şu an adamızın Pateriça mevkii ve Hakkıbey Yarımadası kepçelerle, greyderlerle talan ediliyor. Nedense bazı şirket ve kişilere tanınan ayrıcalıklar size tanınmıyor. Oysa buraların gerçek sahibi sizlersiniz. Şimdi tüm Anadolu doğası için ölüm fermanı anlamına gelen Tabiat ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma(ma) Kanunu tasarısı mecliste bekliyor. Dostlar bu kanunun kendisinin tabiatı bozuk. Bakanlık tek yetkili makam olacakmış. 20 kişilik kurul kuracaklarmış. Bu 20 kişilik kurul, doğamızın satılıp satılmayacağına karar verecekmiş. Gerekirse doğamızı santrallere açacaklarmış. Bizlerin ve doğanın yaşam alanlarını satma yetkisini onlara vermedik; vermeyeceğiz. Bizler kurda kuzu teslim edilmeyeceğini çok iyi biliyoruz. Doğayı korumakla yükümlü yöneticiler, gözlerini para hırsı bürümüş bir avuç talancı ne isterse onu yapıyorlar. Bizler, onlara doğayı yok etsinler diye vekâlet vermedik. Eğer doğamızı yasalar koruyamazsa bizler koruyacağız. Doğamızı korumak için tek ses, tek yürek olmayı başaracağız” ifadeleri yer aldı.

“SUYUMUZU, DENİZİMİZİ, TOPRAĞIMIZI VE HAVAMIZI VERMEYECEĞİZ”

24 Aralık Pazartesi günü, Ankara’da TBMM önünde toplanan Anadolu’yu Vermeyeceğiz Platformu ile birlikte Ayvalık Adaları Tabiat Parkı’nı vermeyeceğini haykırdıkları anımsatılan açıklamada, “Şimdi de buradan bir daha haykırıyoruz. Suyumuzu, denizimizi, toprağımızı ve havamızı vermeyeceğiz. Ayvalık Adaları Tabiat Parkı’nı vermeyeceğiz” denildi.

Taş Kahve’nin önünde yapılan basın açıklamasının ardından, Ayvalık Adaları Tabiat Parklarını Koruma Platformunu oluşturan 23 sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin yanı sıra, aralarında CHP Balıkesir Milletvekili Aday Adayı Hüsnü Erol’un da bulunduğu ilçede faaliyet gösteren bazı siyasi partilerin temsilcileri ve doğa dostu vatandaşlardan oluşan gurup, Altınoluk’ta yapılan ‘Tabiat ve Biyoçeşitliliği Koruma’ yasa tasarısı ile ilgili yapılan panele hazır bekleyen otobüslerle gitti.

Son Güncelleme: 30.01.2011 17:22
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.