Emep, Hükümeti Ve Abd’yi Kınadı

Emek Partisi (EMEP) Balıkesir’in Edremit İlçe Örgütü tarafından Altınoluk beldesinde yapılan basın açıklamasında AK Parti Hükümeti ve ABD kınandı.

Emep, Hükümeti Ve Abd’yi Kınadı

Emek Partisi (EMEP) Balıkesir’in Edremit İlçe Örgütü tarafından Altınoluk beldesinde yapılan basın açıklamasında AK Parti Hükümeti ve ABD kınandı.

03 Nisan 2011 Pazar 14:09
Emep, Hükümeti Ve Abd’yi Kınadı

Beldenin Cumhuriyet Meydanı’nda hafta sonu yağmura rağmen yapılan basın açıklamasına İşçi Partisi ve BDP de destek verdi. Hazırlanan basın açıklamasını okuyan Emek Partisi Edremit İlçe Başkanı Mehmet Tank, “Emperyalizm'e ve işbirlikçi AKP iktidarına karşı mücadeleyi yükseltelim!” çağrısında bulundu. Emek Partisi Edremit İlçe Başkanlığı tarafından organize edilen ve İşçi Partisi ile BDP’nin de destek verdiği basın açıklamasında sık sık AKP hükümeti ve Amerika Birleşik Devletleri aleyhine sloganlar atıldı. Altınoluk Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan yaklaşık 50 kişilik grup, ellerinde taşıdıkları dövizlerle ABD’nin Libya’ya yaptığı operasyon ve bu operasyona Türkiye’nin alet edilmesini protesto etti. Grup adına basın açıklamasını seslendiren Emek Partisi Edremit İlçe Başkanı Mehmet Tank, “Ülkemiz hızla içinden çıkılmayacak, karanlık bir girdaba sürükleniyor. Bu duruma seyirci mi kalacağız yoksa bu gidişata dur diyecek, kararlı ve ısrarcı bir mücadele mi yürüteceğiz? Eğer seyirci kalırsak, hem bizim başımıza hem de dünya halklarının başına, Almanya'daki Hitler faşizmi gibi bir belanın gelmesine çanak tutmuş olacağız. Tıpkı Nazi Almanya'sındaki papaz misali yandaş bulamayarak sıranın kendimize gelmesini bekleyeceğiz. Sonrada iş işten geçecektir. Gerek Ortadoğu halklarının, gerekse ülkemizin işçi ve emekçileri olmak üzere tüm ezilen ve sömürülen kesimleri, tıpkı ikinci dünya savaşında olduğu gibi bir felaketin kucağında kendini bulacaktır. AKP iktidara gelirken, "Kahrolsun Siyonizm ve emperyalizm, yaşasın demokrasi ve özgürlük" diyordu. Hatta demokrasi herkese lazım, basın özgürlüğü herkese lazım diyerek, darbelere karşı olduğunu her fırsatta dile getirmekten geri durmuyordu. Başbakan ve şürekâsı, bu sözleri hiç etmemişler gibi kendinden olmayan herkese, "İleri demokrasi" adı altında faşist baskılar uygulamaya başladı. Hak arayan işçiye ve emekçilere gaz bombası, cop, tazyikli su ve panzerlerle saldırarak, tutukladı, işkenceler yaptı, para cezaları kesti. Parasız, bilimsel ve demokratik eğitim taleplerine karşı ‘orantılı güç’ kullanarak, hamile genç bir kadının çocuğunu düşürecek kadar acımasız ve canice saldırmaktan geri kalmadılar. Ülkenin talan edilmesine çevrenin kirletilmesine, doğanın ve ormanların yok edilmesine karşı çıkan herkesi vatan hainliği ile suçladılar ve demokrasi düşmanı ilan ettiler. Kendilerini eleştiren köşe yazarlarını ve gazetecileri, gazete patronlarını tehdit ettiler. İşten attırdılar ya da cezaevlerine Ergenekoncu diyerek tıktılar. Bu da yetmedi çetelerin ve darbecilerin ipliğini pazara çıkaran gazeteciler Nedim Şener ve Ahmet Şık'ı bile Ergenekoncu diye cezaevine attılar. Bunlar yaşanırken darbelere ve çetelere karşı oldukları yalanını her fırsatta halkın gözünün içine bakarak söylemekten asla sıkılmadılar, utanmadılar. Bu da yetmedi Ahmet Şık'ın daha basılmamış (İmamın Ordusu) adlı kitabının kopyalarına el koymak için yayın evlerine ve matbaalara bile baskınlar düzenlediler, adına da çetelerle ve darbecilerle mücadele dediler. Oysaki gerçek darbeciler çeteciler elini kolunu sallaya sallaya dolaşmaktadırlar. Tıpkı Mehmet Ağar, Tansu Çiller, Doğan Güreş, Sedat Bucak ve diğerleri gibi. Daha sayamayacağımız nice sahtekârlıklar ve yalanlar... Kürt açılımı dediler; Kürtlerin seçilmiş kadrolarını KCK operasyonu adında tutuklayarak ceza evlerine doldurdular. Milletvekillerinin vekilliğini düşürdüler, partilerini kapattılar. Yetmedi milletvekillerini yerlerde sürüklediler, döverek ayaklarını kırdılar, adına da dokunulmazlık ve demokrasi dediler. Sabahat Tuncel, polise tokat attı diye bir kaşık suda fırtına koparan yandaş basın ve çeşitli seçilmiş milletvekilleri, hükümet ve muhalefet ne yazık ki görevi başında trafik polisini tekme tokat linç eden AKP milletvekili ile ilgili kıllarını bile kımıldatmadılar. Bütün bunların yanında Libya' da NATO'nun ne işi var diyen baş efendi birden çark ederek ülkemizi emperyalist savaşa dâhil etti. Yetmezmiş gibi Libya'ya saldırının üssü olarak İzmir emperyalistlerin hizmetine sunuldu. Türkiye savaş arenası olacak. AKP hükümetinin bu emperyalist uşaklığı politikasına asla prim vermemeliyiz. Çünkü emperyalistler Irak'ı Saddam'ın zulmünden, Afganistan'ı Taliban'ın zulmünden nasıl kurtardı ise sözüm ona Libya' yı da aynen öyle kurtaracaktır. Eğer NATO gerçekten de zulme karşıysa; neden İsrail' in yılardır bombaladığı ve katlettiği Filistin'e müdahale etmiyor. Amaç; Ortadoğu'nun zengin petrol yataklarını ele geçirmek ve silah satmanın yanında, Kuzey Afrika ülkelerinde zulme ve diktatörlüklere başkaldıran halkların mücadelesini kendi güdümlerine alma meselesidir. Emperyalistlerin halkını ezen diktatörlerden bir hesap sorma derdi olmaz, olmayacakta. Çünkü asıl diktatörler ve faşistler kendileridir. Emperyalistlerin en acımasız işbirlikçisi AKP iktidarının ikiyüzlü iftiralarına asla kanmamalıyız. Direnen metal işçileriyle, sendikalaştıkları için işten atılan emekçilerle, basın sansürüne karşı sokağa dökülen gazetecilerle, demokratik, bilimsel, akademik öğrenim hakkı isteyen öğrencilerle, eşit, özgür, demokratik hak isteyen, barış isteyen, anadilini özgürce kullanmak isteyen, sivil ve askeri operasyonların durmasını isteyen, seçim barajının kaldırılmasını isteyen Kürt halkıyla, kendi inanç ve kültürlerini hiç bir baskı altında kalmadan yaşamak isteyen Alevilerle, her gün çevrenin ve doğanın katledilmesine kaşı çıkan çevre örgütleri ile sağlığın paralı hale getirilmesine ve kendi ekonomik ve özlük haklarına sahip çıkmak için sokağa çıkan sağlıkçılar ve eczacılarla birleşerek tek ses ve tek yumruk olalım. Ülkemizi hızla bir emperyalist savaşa götüren AKP ve onun faşist uygulamalarına dur demeliyiz. Hep birlikte sisteme ve AKP faşist iktidarına karşı mücadeleyi yükseltelim” sözlerini okudu.

İlçe Başkanı Tank’ın sözleri sık sık , “Katil ABD, İşbirlikçi AKP!”, “NATO'dan çıkılsın, üsler kapatılsın!”, “Yaşasın halkların kardeşliği!”, “Yaşasın iş, ekmek, özgürlük mücadelemiz!” sloganları ile kesildi. Basın açıklaması, alkışlar eşliğinde olaysızca sona erdi.

Son Güncelleme: 03.04.2011 14:09
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.