KARAAYIT KÖYLÜSÜNDEN, TALAN TEPKİSİ

Balıkesir’in Ayvalık ilçesine bağlı Karaayıt köyünün sınırları içindeki meralık araziye demir zenginleştirme tesisi kuran maden şirketine, 9 buçuk dönümlük mera alanının daha tahsis edilme aşamasında olduğu öğrenildi.

KARAAYIT KÖYLÜSÜNDEN, TALAN TEPKİSİ

Balıkesir’in Ayvalık ilçesine bağlı Karaayıt köyünün sınırları içindeki meralık araziye demir zenginleştirme tesisi kuran maden şirketine, 9 buçuk dönümlük mera alanının daha tahsis edilme aşamasında olduğu öğrenildi.

22 Aralık 2010 Çarşamba 21:05
KARAAYIT KÖYLÜSÜNDEN, TALAN TEPKİSİ
Maden şirketinin kuşatması altında olan Ayvalık’ın Karaayıt köyünden, 9 buçuk dönüm arazinin daha mera özelliğinden çıkartılarak maden pasa döküm sahası olarak madencilere verileceği ortaya çıktı. Karara tepki gösteren korumacı çevreler, madencilerin yeni Maden Yasası’yla önlerinin açıldığını savundular.
Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanan ancak son yıllarda hayvan sayısı hızla azalan Ayvalık’ın yoksul köylerinden Karaayıt’ta, maden şirketine daha önce verilen 124 dönümlük mera arazisine 9 buçuk dönümlük bir alanın daha eklendiği belirtildi.
Bilfer Madencilik adını taşıyan şirketin, köyde kurulma aşamasında olan demir madeni zenginleştirme tesisi için 14 buçuk dönüm alan istedi. Bunun için 9 buçuk dönümü mera özelliğinde, kalanı da Hazine´ye kayıtlı arsa uygun görüldü. İl mera komisyonu, talep edilen alanın mera özelliğinden çıkartılmasını kabul etti. Hazinenin de ayrı bir çalışma yürüteceği belirtiliyor.

‘ÇIRPINIŞLAR YOK SAYILIYOR’
Uygulamaya sert tepki gösteren korumacı çevreler hukukun elini kolunu bağladığı madencilerin yeni Maden Yasasıyla önlerinin açıldığını savunuyor. Güney Marmara Çevre Derneği (GÜMÇED) Şube Başkanı M. Akif Öznal, mera davası ve ÇED iptal davası sürerken yeni tahsislere anlam veremediklerini söyledi. Öznal, “Köyün ortasına pasaların dökülmesi çevreyi olumsuz etkiler. Karaayıt’ta yaşananlar Türkiye’deki tarım ve hayvancılık sektörüne olan duyarsız yaklaşımların devamıdır. Uygulamalarıyla maden şirketlerinin yanında olan hükümetin halkın çırpınışları umurunda değil. Ak Parti talandan yana politikalar üretiyor. Ülkenin asıl önemli sorunu çevre talanının önünü açan bu iktidardan kurtulmaktır” dedi.
Ayvalık Çevre Derneği ve Kent Konseyi Başkanı Nuray Özer de, “Maden pasa döküm sahasının sızıntılarla yeraltı sularını kirleteceğinden endişe duyduklarını belirterek, “Hayvancılıkla geçinen köylünün merasının elinden alınıp madenciye verilmesiyle köylüler maden şirketinde çalışmak zorunda mı bırakılacak?” diye sordu.
Bilfer Madencilik AŞ’nin hükümetle olan bağlarının araştırılması gerektiğini söyleyen Altınova Belediye Başkanı Asım Sürer, “Biz Altınova, Ayvalık ve Küçükköy belediyeleri olarak içme suyu maliyetlerini en aza indirmek ve Madra Barajı’ndan içme suyu temini için kredi peşinde koşarken baraj su havzasına pasa döküm sahası kurulmak istenmesini doğa katliamı olarak değerlendiriyoruz. Hükümet, talanın önünü açmak ve madenciye engelleri ortadan kaldırmak için özel yasa çıkarıyor. Ayrıca yöre belediyeleri bir araya gelip turizm çatı örgütü kurduk. Örgütün tanıtım projelerinde köylerimizi de ayrı tutmuyoruz. Her türlü su sporuna elverişli olan Madra Barajı için başka planlar hazırlarken yapılanlar akıl alır gibi değil. Ak Parti’nin torbasında şimdi de kıyılar var. Biz kıyı belediyeleri olarak bütün gelişmeleri endişeyle izliyoruz” diye konuştu..

Son Güncelleme: 22.12.2010 21:05
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.