Hisarcık’ta Karne Heyecanı

Kütahya'nın Hisarcık ilçesinde 2013-2014 eğitim-öğretim yılının ilk dönemi sona erdi. Okul öncesi, ilk, orta ve liselerde yaklaşık 2 bin 200 öğrenci ile 32'si ücretli olmak üzere toplam 164 öğretmen 9 Şubat 2014 Tarihine kadar tatil...

Hisarcık’ta Karne Heyecanı

Kütahya'nın Hisarcık ilçesinde 2013-2014 eğitim-öğretim yılının ilk dönemi sona erdi. Okul öncesi, ilk, orta ve liselerde yaklaşık 2 bin 200 öğrenci ile 32'si ücretli olmak üzere toplam 164 öğretmen 9 Şubat 2014 Tarihine kadar tatil...

24 Ocak 2014 Cuma 15:01
Hisarcık’ta Karne Heyecanı
Kütahya'nın Hisarcık ilçesinde 2013-2014 eğitim-öğretim yılının ilk dönemi sona erdi. Okul öncesi, ilk, orta ve liselerde yaklaşık 2 bin 200 öğrenci ile 32'si ücretli olmak üzere toplam 164 öğretmen 9 Şubat 2014 Tarihine kadar tatil yapacak. 2013-2014 eğitim-öğretim yılının ikinci yarıyılı 10 Şubat 2014 tarihinde başlayacak ve 13 Haziran 2014 tarihinde sona erecek.

2013-2014 eğitim-öğretim yılının ilk dönemi sona ermesi nedeniyle Atatürk İlkokulunda düzenlenen törende öğretmenlerin karneleri sınıflarda dağıtmasının ardından tüm öğrencilerin okul bahçesinde toplandı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasından sonra bir konuşma yapan Atatürk İlkokulu Müdürü Cemil Işık, , " Sevgili öğrencilerimiz, saygı değer velilerimiz, çok değerli öğretmen arkadaşlarım. Karnedeki notlar çocuklarımızın kişiliğine verilen notlar değildir. Kötü karne kötü çocuk anlamına gelmez. Her insan gibi çocuklarımızda beğenilme, takdir edilme arzusu içerisindedir. Çocuklarımızı başarılarından dolayı mutlaka kutlamalı ve ödüllendirmeliyiz. Çocuğun okuldaki başarısızlığı, zeka, kişilik özellikleri gibi bireysel farklılıklarından, öğretim sisteminden, anne-baba ve öğretmenin tutumlarından veya çevresel etkenlerden kaynaklanabilir. Dolayısı ile gerçekten ortada bir başarısızlık söz konusu ise, bunun tek sorumlusu çocuk olmamalıdır. Çocuğunuzu kesinlikle tembel ya da başarısız olarak nitelemeyin. Her karne dönemi sonunda bazı ailelerde yaşanan karne gerginliği, izleri ömür boyunca silinmeyecek yanlışlara yol açabilir. Ailenin karneyi değerlendirirken takınacağı tavrın, çocuğun daha sonraki yaşantısını etkileyeceği unutulmamalıdır.”dedi.

Anne ve babanın çocuğa yaklaşım tarzı başarısını önemli ölçüde etkilediğine vurgu yapan Işık,” Aile içi ilişkilerin dengeli ve düzenli olması, çocuk için iyi bir model oluşturmaları, disiplin anlayışları, ilgi ve alakaları çocuğun başarısını olumlu etkiler. Ailelerin çocuklarını yetiştirirken takındıkları tutumlar kişiliğini, hayata bakış tarzını, başarısını etkiler. Kendine güven duygusu, cesaret gibi pek çok olumlu özellik baskı altında gelişemez. Güven verici, destekleyici, sevgi, hoşgörü ve anlayışın hâkim olduğu aile ortamında çocuğun sorumluluk duygusu, kendine güveni gelişir. Her çocuğun zihinsel yeterlilikleri, kişiliği, yetenekleri farklı olduğundan arkadaşları ve kardeşleriyle kıyaslanmamalıdır. Çocuğunuzu yalnızca kendisi ile kıyaslayın. Başarılı olduğu işleri örnek göstererek isterse bunu da başarabileceğini söyleyerek yaklaşın. Başkaları ile çocuğunuzu kıyaslamanız hem rencide olmasına hem de kıyaslandığı kişilere karşı kin duymasına neden olur. Öğrencinin okul başarısızlığı çok iyi tahlil edilmeli, karne kötü olsa bile yaklaşım doğru olmalıdır. Önemli olan başarısızlık yerine bu başarısızlığın nedenlerini gözden geçirmektir. İlkokul çocukların yaşamında önemli değişikliklerin olduğu dönemdir. İlk kez anne-babadan ayrı kalma, farklı bir öğrenme çevresi içine girme, arkadaşlarına ve öğretmene alışma bocalamayı da beraberinde getirir. “Çocuğunuza sonuç odaklı değil, süreç odaklı olmayı öğretin. Başarının ya da başarısızlığın nasıl oluştuğunu anlamasına yardımcı olun. O zaman çocuğunuz sorunlara çözüm bulabilen, sonuçların her zaman değiştirilebileceğine inanan olumlu bir zihinsel yaklaşım geliştirebilir. Bu nedenle karneyi çocuğunuzu yargılamak için değil, onun genel davranışlarını değerlendirmek için bir araç olarak kabul edin. Çocuk ile bu sonuca sebep olan davranış biçimleri konuşulup neden-sonuç ilişkileri kurmak önemlidir. Karnesinde düşük notlar olsa bile çocuğunuzun tatilde dinlenmesini ve eğlenmesini sağlamalısınız. Zayıf dersi var diye çocuğu tatilden mahrum etmeniz, onun size öfke duymasına ve ders çalışmaya karşı direnç göstermesine sebep olabilir. Unutmayın ki çocuk için tatil bir ihtiyaçtır. Karnesindeki düşük notları, sürekli çocuğunuza hatırlatıp, onun tatilini zehir etmemelisiniz. Tatil döneminde çocuğunuzu “ders çalış baskısı” ile bunaltmamalısınız. Bu dönemde çocuğunuzun derslerden kopmaması için tekrarlar ve konu pekiştirici soru çözümleri yeterli olacaktır. Tatiller, aile içi ilişkilerin güçlenmesi için de çok iyi bir fırsattır. Özellikle çalışan ebeveynlerin çocuklarıyla birlikte nitelikli zaman geçirmesi her iki taraf içinde olumlu sonuçları beraberinde getirecektir. Sevgili öğrencilerim; Sizleri her zaman çok seviyor ve iyi tatiller diliyoruz” diye konuştu.(MU-EFE)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.