Arınç'tan Gençlik Dizilerine Ağır Eleştiri

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, çocuk cinayetlerine idam cezası verilmesinin yanında, bu tür canavarları ortaya çıkan sebeplerin de gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye'de ergenlik yaşının düştüğünü, çocukları cinsel...

Arınç'tan Gençlik Dizilerine Ağır Eleştiri

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, çocuk cinayetlerine idam cezası verilmesinin yanında, bu tür canavarları ortaya çıkan sebeplerin de gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye'de ergenlik yaşının düştüğünü, çocukları cinsel...

03 Mayıs 2014 Cumartesi 12:14
Arınç'tan Gençlik Dizilerine Ağır Eleştiri
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, çocuk cinayetlerine idam cezası verilmesinin yanında, bu tür canavarları ortaya çıkan sebeplerin de gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye'de ergenlik yaşının düştüğünü, çocukları cinsel açıdan uyaran pek çok etken olduğunu kaydeden Arınç, gençleri özendirdiğini belirttiği dizilere de sert eleştiriler yöneltti.

Son zamanlarda çocuklara yönelik vahşice cinayetleri değerlendiren Arınç, “Öpmeye kıyamadığımız yavrularımızın feci akıbetle hayatlarını kaybetmesine, içinde insanlık taşıyan herkesin isyan etmesi tabiidir. Çocuklarımızın gözümüzün önünden götürülmesine ve cinayete kurban edilmesine hiçbirimizin vicdanı razı olmaz. Herkesin bu tür olaylara karşı isyan etmesi, gözyaşı dökmesi çok tabiidir. Bunlar asılsa, idam edilse diye elbette talepler olabilir ama bilelim ki, 10 senedir Türkiye’de idam kaldırıldı. Abdullah Öcalan yakalandıktan sonra, hüküm giydikten sonra, Anavatan-DSP-MHP koalisyonu idam cezasını sınırlı olarak, sonra da tamamen kaldırdı. Türkiye’de idam cezasını gerektiren suçlarda ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet var. Çocuk cinayetlerini, caydırıcı olma vasfını taşımayan TCK maddeleri engellemiyorsa elbette cezaları daha çok artırmak gerekiyor ama şu andaki hükümlerin bile bu tür cinayetleri işleyenler için en azından ağır müebbet verdiğini biliyorum. Aslolan, bu cezalar ne kadar caydırıcı? Bu cinayetlerin altında sosyal, psikolojik, ahlaki sebepler var. Eğitimle ilgili sebepler var. Maalesef Türkiye’de suçlu üreten bir bataklığın olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu sebepleri ortadan kaldıracak topyekun bir seferberliğe ihtiyaç var. Neden bazı insanlar canavarlaşıyor? Onları bu suça iten sebepler nelerdir? Medya ilişkileri, eğitim ilişkileri, her şeyin yeniden gözden geçirilmesinde fayda var” dedi.

“GENÇLİĞİ FENA ALIŞKANLIKLARDAN KURTARACAK TEDBİRLERİ HÜKÜMETİN ALMASI LAZIM”

“Herkes bilmeli ki, sigara içme yaşı çok küçüldü, alkol içme yaşı çok küçüldü. Uyuşturucuya başlama yaşı çok küçüldü” diyen Arınç şunları söyledi:

“Bu bir alarm değil midir, bu bir kötü iş değil midir? Anayasa'da devlete verilen görevler var. Gençliğin ve ailenin korunmasıyla ilgili hükümler var. Gençliği zararlı, fena, kötü alışkanlıklardan kurtaracak tedbirleri hükümetlerimizin alması gerekir. Alkol her yerden kolayca alınacak meta olmaktan çıkarılmalı. Hükümet bu düzenlemeleri yaptığı zaman, kendilerini ilerici görenler feryada başlıyor. Türkiye’yi Orta Çağ karanlığına götürdüğümüzü iddia ediyorlar. Okul çevresinde uyuşturucu ile mücadele ediyoruz. Aslolan, bunu kaynağından takip edip içiciye ulaşmasını önlemektir fakat kanunlarımızda son yıllarda yapılan değişikliklerde bir yanlış olduğu ortaya çıktı. Esrar, eroinle yakaladığınız zaman adam, ‘İçiciyim’ diyor. ‘İçiciyim’ dendiğinde adeta cezası yok. Satıcının cezası, nakledenin cezası var; elinde poşet bulunmuş, ‘İçiciyim’ dediği zaman dışarı çıkıyor. Pek çok sanatçı, şarkıcının, dizi oyuncusunun, alışkanlık haline getirildiğinde insanların beynini dumura uğrattığı için, uyuşturucunun esiri hale geldiğine biliyoruz. Mesele, bu çocuklarımızın hayatlarının ne kadar hiçe sayıldığıdır. Kadına gösterilen şiddeti de bundan ayrı tutamayız. Nasıl canavarlaşıyor bu insanlar?”

“SADECE İDAMI DEĞİL, BUNUN SEBEPLERİNİ DE DÜŞÜNMEMİZ GEREKİR”

Canavarlaşan insanlara karşı sadece idamın yeterli olmadığına işaret eden Arınç, “Bu insanlarla toplum nasıl mücadele edecek? Sadece bunun için idam cezasını düşünmek gerekmez. Toplumsal bazı sebepleri, dikkatleri de ön plana almamız lazım. RTÜK’ten, basından sorumlu birisi olarak söyleyeyim; çok eleştirileceğimizi biliyorum. Eleştirsinler, ben buna alışkınım. Pek çok televizyonumuzda, lise çağındaki gençlere yönelik diziler başladı. Okul sıralarında öğretmenlere hitap, arkadaş ilişkileri, kız yüzünden kavga etmeler, çok genç yaşta lüks hayat özentileri. Bu çocukların ailesiyle olan ilişkileri o kadar büyük bir dejenerasyon halinde topluma naklediliyor ki, ben Türkiye’nin yaşadığı sosyal bunalımda, bu tür dizilerin, eğer eğitici ve öğretici olmuyorsa, çok büyük payının olduğuna inanıyorum. Maalesef bazı TV’ler bütün gelir kaynaklarını bu tür dizilere ayırıyor. Avrupa’da, ABD’de böyle TV dizileri göremezsiniz. Bizde gençlere yönelik, kravat burada, etekler diz üstüne gelmiş, birbirleriyle sadece argo konuşan, 25 kelimeyle konuşan, her şeyin içinde cinsellik içeren programlar, Türkiye’deki cinsel hayatı sınırsız ve sorumsuz hale getiriyor. Eleştireceklermiş, varsın eleştirsinler. Toplumdaki bunalımın kaynaklarından bir tanesi de bu. Ondan sonra da RTÜK bazı dizilere, bazı görüntülere ceza verdiği zaman, ‘Vay, RTÜK kanunu Sultan Süleyman zamanına döndü, her şeye yasak getiriyor’ diyorlar. Gençlerimizi korumak zorundayız” şeklinde konuştu.

“ÇOCUKLARI CİNSEL AÇIDAN UYARAN PEK ÇOK ETKEN VAR”

Türkiye’de buluğ çağının küçüldüğünü savunan Arınç, “Gençlerimizi korurken, şüphesiz bu yaşantı içinde evden kaçanlar, anne babasına isyan edenler, genç yaşta cinselliği tatmak isteyenler var. Bazen tıbbi bir gerçektir. Çok özür diliyorum, hayatın gerçeğidir. Buluğa erme yaşı çok küçülmüştür Türkiye’de. Uyarılma yaşı eskiden kızlarda 13-14, erkeklerde 15 iken, 8-9’lara kadar geriledi. Bu iyi bir şey midir? Fizyolojik bir şeydir, bunun önüne geçilemez ama çocuklarımızı cinsel açıdan uyaran pek çok etken var. Bu etkenler hangi sonuca bizi götürüyor? Ülkemizin çok ünlü pedagogları var, onların bunları konuşması lazım” dedi.

“MADDİ BAŞARININ MANEVİ ALANDA DA YAŞANIP YAŞANMADIĞINI GÖZDEN GEÇİRMEMİZ LAZIM”

Türkiye’nin son yıllarda yakaladığı ekonomik başarının sosyal ve manevi alanda da yaşanın yaşanmadığının tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini ifade eden Arınç sözlerini şöyle sürdürdü:

“Cinayet sadece cinayetten ibaret değil. Hrant Dink’in karısı Rakel Dink, kocasının ölümünde pencereye çıktı, muhteşem bir konuşma yaptı. ‘Bir çocuktan bir katil yaratan bu karanlığı teşhis etmemiz lazım’ dedi. Maddi anlamda çok büyük hizmetler oldu. Türkiye birkaç yüzyılda yapamadığını AK Parti’nin 12 yıllık döneminde gördü. Aynı gelişmeyi, aynı orantıyı manevi alanda, sosyal alanda yaşayıp yaşamadığımızı tekrar gözden geçirmemiz lazım.”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.