Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler'den 'fezleke' Değerlendirmesi

Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, "Herkes şu an 30 Mart seçim kampanyasıyla meşgulken milletvekillerini seçim bölgelerinden çağırıp Ankara'ya toplamanın hiçbir anlamı yok ama 'bununla belki bir prim elde edebilir miyiz' gayreti içerisine...

Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler'den 'fezleke' Değerlendirmesi

Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, "Herkes şu an 30 Mart seçim kampanyasıyla meşgulken milletvekillerini seçim bölgelerinden çağırıp Ankara'ya toplamanın hiçbir anlamı yok ama 'bununla belki bir prim elde edebilir miyiz' gayreti içerisine...

15 Mart 2014 Cumartesi 15:20
Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler'den 'fezleke' Değerlendirmesi
Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, "Herkes şu an 30 Mart seçim kampanyasıyla meşgulken milletvekillerini seçim bölgelerinden çağırıp Ankara'ya toplamanın hiçbir anlamı yok ama 'bununla belki bir prim elde edebilir miyiz' gayreti içerisine girdiler" dedi.

Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, partisinin Mamak İlçe Başkanlığı seçim koordinasyon toplantısında yaptığı konuşma sonrası gazetecilerin sorularını cevapladı. 'CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 4 eski Bakan hakkındaki fezlekelerin Meclis'te okunmasına' ilişkin yaptığı açıklamaların hatırlatılması üzerine İşler, "Fezleke konusunda Meclis 19 Mart'ta olağanüstü toplanacak. Bu olağanüstü toplantıyı gerektirecek bir sebep yoktu, ancak CHP ve diğer muhalefet partileri siyasi show yapması için bu Meclis'i olağanüstü toplantıya çağırdılar. Biz, zaten Meclis'ten kaçan bir parti değiliz. Bizler de o gün Meclis'te olacağız. Ancak bildiğiniz gibi bu işin kuralı gereği Fezlekeler sadece Genel Kurul'un bilgisine sunulacak ve ondan sonra da Genel Kurul kapanacak. Dosyaların içeriğinin gönderilmesi' aslında usülsüz bir uygulama. Dolayısıyla orada savcı bunu yaptı ve yine yanlış bir icraata imza attılar. Fezlekeler Meclis'e gönderilip daha sonra komisyon kurulduktan sonra komisyon o dosyaları isteyebilirdi ama dosyaların da Meclis'e gönderilmiş olduğunu öğrendik. Dolayısıyla, yanlış uygulama var. 19 Mart günü Meclis açılacak. Fezlekeler Genel Kurul'da okunacak ve ondan sonra kapanması gerekmekte. Dosyaların içeriği konusunu internette de yayınladıklarını duyduk. Dolayısıyla değişecek bir şey yok. Bunun tamamen siyasi bir şov olduğunu düşünüyorum. Aslında herkes şuan 30 Mart seçim kampanyasıyla meşgulken milletvekillerini seçim bölgelerinden çağırıp Ankara'ya toplamanın hiçbir anlamı yok. Ama bununla belki bir prim elde edebilir miyiz' gayreti içerisine girdiler. Fakat, bu aslında bitmişliğin, tükenmişliğin ve çaresizliğin bir göstergesi olarak karşımızda. Çünkü, yapılan bütün kamuoyu anketlerinde AK Parti açık ara birinci parti olarak çıkıyor. Bazı CHP Genel Başkan Yardımcıları kendilerinin öne geçtiğini ifade etmekteler ama bu ifadelere kendileri de inanmamakta" dedi. İşler, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Konu CHP Genel Başkanına sorulduğu zaman 'Birinci parti çıkmazsanız siyaseti bırakır mısınız' sorusuna kendisi cevap veremedi ve adres Sayın Başbakanımızı gösterdi. Halbuki bu yerel seçim Sayın Başbakanımız da 'Eğer birinci parti çıkmazsam siyaseti bırakırım' diye böyle bir meydan okumada bulundu ama muhalefet partilerinden bu konuda bir ses çıkmıyor. Bu da şunun bir kanıtı olarak görüyorum, bunlar yenilmeye alıştılar, bir kere daha yenilecekler. Son aylarda yapmış oldukları yanlışların hesabını milletimiz adeta bir Osmanlı tokadı gibi sandıkta yüzlerine vuracak. Özellikle de CHP'yi milletimizin affetmeyeceğini düşünüyorum. Çünkü bu sokak hareketlerine, sokakların terörize edilmesinin arkasında CHP ve onun militan milletvekilleri bulunmakta. Milletimiz de bunu çok iyi görmekte. Bundan dolayı milletimiz 12 Eylül öncesini unutmadı, hafızalar hala bu olaylarla canlı. Aynı zamanda da Gezi olaylarında da yine aynı hadiseler yaşandı. Sokaklarda terör estirilmesi, araçların yakılması, yıkılması milletimizin tasvip etmediği olaylardır. Milletimiz, 30 Mart'ta CHP'ye bunun hesabını soracaktır."

KIRIM'DA YAPILACAK REFERANDUM

Kırım'da yapılacak referanduma ilişkin bir soru üzerine İşler, Kırım'daki olayların üzücü gelişmeler olduğunu belirterek, "Kırım parlamentosu da Rusya'ya katılma kararı aldı. Oradaki soydaşlarımız haklarını korumak bizim yegane hedefimizdir. Orada yeniden bir iç savaş çıkmaması için diplomasi yürütüyoruz. Ukrayna'nın toprak bütünlüğünün korunması konusunda uluslararası platformlarda gerekli çalışmaları yapıyoruz ama orada da Rusya'nın olduğu bittiye getirme politikası var. Umarım, orada da gelişmeler bir iç savaşa gitmez" dedi.

Bir gazetecinin, "Bazı okullarda müfettişlerin sorgu odaları kurduğu söyleniyor. 'Erdoğan'ı mı Atatürk'ü mü seviyorsunuz?' Sorularının sorulduğu iddiaları var, bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna İşler, "Bunları asılsız iddialar ve ithamlar olarak değerlendiriyorum. Böyle bir şey kesinlikle söz konusu olamaz. Bunu iddia edenlerin de ortaya delil koymaları kanaatindeyim. Böyle bir şey akıllara ziyan itham olarak değerlendiriyorum. Bunu, 30 Mart öncesi yapılan provokasyonlardan birisi olarak değerlendirmemiz lazım. AK Parti'ye olan desteği azaltmak için hükümetimiz aleyhine ipe sapa gelmez ithamlarda bulunabilirler. Bu iddiaya şahsen gülüp geçtim" cevabını verdi.

"ABİLER, ABLALAR ROTALARINI ŞAŞIRDILAR"

Başka bir gazetecinin, "Evlerde ablaların Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a oy verilmemesi konusunda bilgilendirildikleri iddiaları var. Değerlendirmeniz ne olur?" sorusunu İşler, "Bazı görüntüler de var. Zaten Sayın başbakanımıza da bu bilgiler ulaştığı için kendisi de meydanlarda bu ablaların, abilerin evleri kapıları çalarak AK Parti aleyhinde AK Parti'ye vermeyin, kime verirseniz verin demek eski Türkiye'ye oy verin demektir. Eski Türkiye, beceriksiz iktidarların yönetimde olduğu günlere geri dönmek demektir. Bu abiler ablalar şimdi rotalarını şaşırdılar ve eski Türkiye sevdalılarıyla birlikte kol kola geziyorlar ama AK Parti demek gelişme, kalkınma, ilerleme, büyüme, lider ülke olma demek. Birileri bunu kıskanıyor. Birtakım uluslararası güçlerin bunu kıskanması kabul edilebilir ama ülkemiz içerisindeki insanlar neyi kıskanıyorlar" şeklinde cevapladı.

İşler, uzun tutukluluk süresinin 5 yıla indirilmesine ilişkin, "Ergenekon'da serbest kalmalar bir defa şu anlama gelmemekte, beraat etti anlamına gelmemekte. Burada esas itibarıyla yargının vazifesini yerine getirmemesi söz konusu. Bundan dolayı bu tahliyeler yaşandı. Anayasa Mahkemesi'nin kararı emsal teşkil etti ve diğer tutuklular da serbest kaldı. Uzun tutukluluk eskiden 10 yıldı, bu çok uzun ve insan haklarına aykırıydı. Biz de hükümet olarak son yapmış olduğumuz düzenlemeyle onu 5 yıla indirdik. KCK konusunda da aynı durum söz konusuysa onlar için de olabilir, ama onlarda 5 yıldır yatan var mı, bilmiyorum. Onlar müracaat edecekler, yargı kararını verecek" dedi.

Açıklaması sonrası bir vatandaşın, "Lütfen bizi anlasınlar. 80'li yıllara dönmek istemiyorum. Dik durun, arkanızda ölümüne kadar geliriz" demesi üzerine, "Allah razı olsun" karşılığını verdi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.