Başbakan muhalefete yüklendi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti grup toplantısında konuşuyor...

Başbakan muhalefete yüklendi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti grup toplantısında konuşuyor...

05 Nisan 2011 Salı 12:45
Başbakan muhalefete yüklendi

İŞTE BAŞBAKAN'IN KONUŞMASI:


AK Parti 3 Kasım 2002 seçimleri öncesinde bu ülkenin nasıl yegane umuduysa, bugün de Türkiye'nn yegane umududur. Çünkü diğerleri taklitçidir, bunlardan bir şey olmaz.


Bugünlere sorunları tek tek çözerek geldik. Halkımıza şu anda parlamento çatısı altından şöyle sesleniyorum: Bize çıraklık döneminde nasıl desteğinizi verdiyseniz, kalfalık döneminde nasıl desteğinizi verdiyseniz, eğer bizlerden memnun kaldıysanız, gelin ustalık dönemini de sizlerle beraber inşa edelim.


8 yıl boyunca Türkiye'ye kazandırdıklarımızı artık bir çırpıda sıralamak mümkün değil. Eğitimde, sağlıkta, adalette, emniyette Türkiye bizimle ilkleri yaşadı. Büyük dönüşümleri, büyük reformları Türkiye bizimle yaşadı. Dünyada sözünün ağırlığı olan, itibarı olan, ay yıldızlı bayrağı tüm dünya için anlam ifade eden bir Türkiye var. Bu millet AK Parti'nin ayak sesleriyle 3 Kasım öncesinde aydınlık yarınlara yelken açmıştı.


12 Haziran seçimlerine girerken AK Parti yine Türkiye'nin tek umudu. AK Parti kurulduğu andan itibaren Türkiye'nin tamamını kucaklarken, muhalefet partileri tıpkı 3 Kasım'da olduğu gibi bugün de küçük olsun benim olsun mantığıyla hareket ediyorlar. Biz Afyon'dan yola çıkarken 3 tane kırmızı çizgi ifade ettik. Bizde etnik milliyetçilik, bölgesel milliyetçilik, dinsel milliyetçilik yok. Bugün yine aynı noktadayız. Bunları yaptık, yapmaya devam ediyoruz. 


Bizim dışımızdaki partilerin hiçbiri bunları yapamadı. Telaffuz dahi edemediler. Ya bir etnik gruubun veya bir bölgenin partisi oldular. Veyahut da kumsalların partisi oldular. Ama biz doğunun batının kuzeyin güneyin dağın taşın yaylanın her yerin partisi olduk. Çünkü tevazuh, büyük düşünme lazım. Bunlar da kapasite var mı ki büyük düşünebilsinler, büyüyebilsinler? Belli kalıplar içinde durumu idare ediyolar.


CHP, 1940'larda takılıp kaldığı yerden bugünlere hala gelemedi. Cumhuriyeti kuran biziz diyorlar ya, aynen oradalar hala. Kendi iç çekişmelerinden Türkiye'nin sorunlarına kulak vermeye fırsat bulamadı. Bugün de hala bulamıyorlar. Yaptıkları tek şey hakaret. Bunun bedelini 12 Haziran'da ödeyecekler. Eski genel başkanı hepinizin malumudur. Biliyorsunuz, malum genel başkana neden böyle bir görevi devretmek zorunda kaldığı ortada. Ona kalsa devretmeyecekti de işte durum ortada. Kendisine bir güç devşirebilmek için şahsıma 'ulan' gibi ifadelerle hakaretler ediyor. Benim kalkıp da senin seviyene inmek gibi bir derdim yok. Zaten bu siyasette milletim her zaman sana tokadı attı. En sonunda partinde düne kadar senin yanında olanlar da tokat attı. 


Yanına ziyarete gelip ben genel başkan olmayacağım diyen de ertesi gün aday oldu, o da sana tokat attı. Şimdi birlikte kurdeleler kesiyorlar, adaylığı garantilemek istiyor herhalde. 1940'larda tek parti olmanın imtiyazıyla milletin isteklerine kulak tıkayanlar, yine kulak tıkıyorlar.


CHP il başkanlarının illerde valilik yaptığı bir partidir. Bunların demokrasi anlayışı budur. İşte biz bugünlere böyle geldik. Şimdi kalkmışiar Türkiye'de demokrasi dersi veriyorlar. Hani Atatürk'ün 'egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' ifdesi var ya, ona hiçbir zaman tahammül edemediler. Bunlar halksız bir partidir. Seçim sandığı gözükünce geçici bir süre için CHP'nin aklına halk geldi. 


Yeni diye getirdikleri her söylem, AK Parti'nin zaten uyguladığı çözümlerin kes kopyala yapıştır formülüyle orantılıdır, AK Parti'nin birebir taklididir. O ne veriyorsa ben 5 fazlasını veriyorum diyen siyasetçiler yok muydu, CHP de aynı zihniyette. Takdiri beceremeyenler, halktan da takdiri göremeyeceklerdir. Çetelerden medet umanlar milletten asla takdir göremezler. İngiltere'de, Amerika'da İsrail'e selam gönderenler, bu milletten asla takdir göremezler.


En önemlisi, milleti aşağılayanlar, millete göbeğini kaşıyan adam, bidon kafalı, %60'ı aptal dyenleri bu milletten ebediyen yüz bulamazlar. Daha önce de söyledim. Siz aile sigortasını bir kenara bırakın da, kendi arkadaşlarınıza kurduğunuz komploloların, aile yapsıına verdiğiniz zararnı hesabını verin. Böyle muhalefete can kurban, 8 yıldır söylüyorum. 12 Haziran sçeimlerine çok bildik bir rakiple, umut simsarlığı yapan sürekli çark eden bir CHP'yle giriyoruz.


Diğer yandan MHP, 22 Temmuz'da parlamentoya girme başarısını göstermişken, 4 yıl boyunca muhalefet etme başarısını gösterememiştir. Bir gecede Türkiye'yi yoksullşaıtran MHP, 2002 seçimlerinde eline geçen fırsatı heba etmiştir. MHP üst yönetimine ait tek bir olumlu eleştiri bulabilir misiniz?


Enflasyon %30, IMF'den 30 milyar dolar borç aldılar. Kim? MHP, DSP, ANAP. Biz o borçları ödedik, IMF'ye olan borcumuzu 5,2 milyar dolara indirdik. Bitmedi, madem milliyetçisiniz, Merkez Bankası'nın döviz rezervi neden o kadar azdı? Şu anda 86 milyar dolara ulaştık. 


Şimdi utanmadan çıkıp konuşuyorlar, bu iktidar yolsuzlukların iktidarı diye. Sizin kirlettiğiniz bütün Türkiye'yi biz temizliyoruz. Kasaları boşalttınız, biz dolduruyoruz. Borçlandınız, biz ödüyoruz. 79 senede 6 bin 300 km duble yolun yapıldığı bir Türkiye'de 8 yılda 13 bin 600 km duble yol yapıyoruz.


Bir diğeri de BDP. Huzurun bölgeye egemen olması, sorunlardan beslenen yoksulluğu istismar eden BDP'yi rahatsız etti. Yüksekova'ya gidip havaalanı yapacaksın, temel atma törenine gelmek isteyenleri engelleyeceksin. Yol yapacaksın, yollardaki o müteahhitlerin iş makinalarını yakacaksın. Bu mudur ülkeyi, insanını, şehrini sevmek? Şu anda yeni yatırım planlarıyla gelmesi gereken BDP, bir kez daha gerilimi, istismarı, propogandayı benimsedi. 


Yapılan sivil itaatsizlik değil, sivil idaresizliktir. Halkının oy aldığı kesimlerin iradesini hiçe sayanlar, milletin iradesine ipotek koyduranlar sivil itaatsizlikten bahsedemezler. Sandığın üzerine çarpı işareti koymak, sivil iradesizlik değil mi? Bırak halk iradesini ortaya koysun bakalım ne diyecek. Parlamentoda bile sandığa gidemediler, iradelerini ortaya koyamadılar. Bugüne kadar terörden iki kesim istifade etti. Birincisi silah tüccarları, ikincisi istismarcılar. İstismarcılar her tahrik eylemine başvuruyorlar. 


Sivil itaatsizlik, bölge halkını istismar ederek seçim hesabı yapmaktır. Cuma namazını adeta sabote edercesine elde megafonla bir cuma namazı kılmaya kalkarsanız, buna ayrımcılıktan başka bir şey denmez. Bu ayrımcılıktır, bu mukaddes dinimizin içerisine de bölücülüğü sokmaktır. 


Ben işin detayına da girmiyorum. Bu eylemler paniğin, tükenmişliğin emaresidir. Türkiye'yi bir bütün olarak kucaklayamayanlar, benim o bögledeki samimi kardeşimin de takdrine mashar olamayacaklardır.


İşte seçimlere böyle bir ortamda giriyoruz. Biz önümüzdeki 4 yıla değil, 12 yıla bakıyoruz. Türkiye'yi 2023'te dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olarak görme vizyonuyla yeni döneme hazırlanıyoruz.

Son Güncelleme: 05.04.2011 12:45
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.